• Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Dışarıdaki HDP’liler mi şanslı cezaevlerindekiler mi?
Cezaevlerinde olan HDP’lilerin sessizliğine bakmayın; dışarıdakiler yıpranırken içeridekilerin yıldızları parlamakta, yarın için sözlerinin değeri artmaktadır. Buna karşın dışarıdakiler, her sonucu olumsuz çağrıyla biraz daha ezilmekte, siyasi gelecekleri
25 Ağustos 2017 / 09:21

Zafer Burakmak'ın yorumu;

Kandil’in 2015’teki özerklik ilanları ile denediği başarısız “Devrimci Halk Savaşı”nın yarattığı tahribat nedeniyle inisiyatifi kaybeden HDP, sönükleşen kitlesini tekrar toplamayı hedefliyor. HDP Eş Başkanları dahil onlarca HDP’li vekilin gözaltına alınması, tutuklanması ve yüze yakın belediyeye kayyum atanması dahi kitleyi harekete geçiremedi. 15 Temmuz darbe girişimi ardından ilan edilen OHAL ile birlikte zaten durağanlaşmış olan kitle, eylemselliklerden iyice çekildi.

Halbuki PKK’nin 2015 kalkışması ardından düştüğü askeri tıkanıklığı aşmasının tek çaresi ancak yüzbinlerin katılacağı yürüyüşler olabilirdi. Bu nedenle şehirlerde büyük çağrılar yapıldı, kitlesel  yürüyüşler hedeflendi. Ancak hiçbirinde 2 yıl öncesindeki her hangi bir çağrıyla toplanan kitlenin çeyreği bile toplanamadı. Bu durum, PKK’nin silahlı kanadının kayıplarından çok daha büyük bir kayıp olarak değerlendirilmelidir. Zira Suriye’de alan hakimiyeti sağlayan ve bölge nüfusunu ‘zorunlu askerlik’ adı altında silah altına alan ve yine Şengal gibi bir bölgede gençleri dağa çekebilen Kandil için, militan kayıpları çok da tedirgin edici boyutta değil. Her ne kadar Rakka gibi farklı alanlara kanalize etseler de artık büyük insan kaynaklarına sahipler. Yine de Kandil yönetimi için dağdaki kayıpların en büyük zararı, örgütün neredeyse “Devrimci Halk Savaşı” ile geldiği kurtarılmış hakimiyet bölgeleri oluşturabilme noktasından, örgüt militanlarının çatışmalarla kazanım elde etme hedeflerinin ve “silahlı birimin artmasının doğrudan zafer getireceği” inancının sarsılması olarak değerlendirilebilir.

Ancak bölge kentlerinde yaşanan kitle kaybı, militan kayıplarından da, belediyelere el konulmasından da daha ağır gelmektedir. Çünkü büyük kitlelerin sahibi bir yapı, militan yetiştirmeyi de kayyum atanan belediyeleri tekrar seçtirmeyi de başarabilir. Bundan da önemlisi, PKK’nin tarihinden itibaren kitleleri kazanarak, siyasi hakimiyet kurma hedefinde gerileme riski barındırmaktadır. Unutulmamalıdır ki; 1984’te ilk saldırısını yapan örgüt, militan sayısını birkaç yıl içinde artırmış ancak kitle desteğini binlerce kayıp yaşadıktan sonra ancak 1990’ların çeyreğinden itibaren kazanmıştır. Ve bu kazanç, kayıplarla birlikte gittikçe artarak devam etmiştir. Lakin şuan işler pek de öyle yürümüyor. “Demokratik Özerklik” ilanları sonrası yaşanan çatışmalarda ciddi kayıplar yaşanmakta ancak kitle desteği de günden güne aynı oranda düşmektedir. Bu nedenle Kandil için asıl önemli olan, durgunlaşan tabanın zamanla sosyal yaşam içinde erimelerine engel olmaktır. Çünkü sokak çağrılarına uymayanlar sadece HDP’ye oy veren seçmenler değil, daha önce sokak eylemlerindeki yüzü maskeliler bile kenara çekilmiş durumda. Gençlerin sokaktan uzak kalma süreleri arttıkça bir daha dönmeme ihtimali de artmaktadır.

Bu anlamıyla HDP/DBP’nin eylemleri çok ciddiye alınmaktadır. Ancak HDP’nin 2015’ten bugüne kitleyi bir türlü sokağa dökemediği de aşikar. HDP’nin, özellikle CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘Adalet Yürüyüşü’ne iktidara muhalif kesimlerin gösterdiği ilgiyi de dikkate alarak başlattığı ‘Adalet ve Vicdan’ nöbetlerindeki sönüklük dikkat çekiciydi. HDP’nin çok güçlü olduğu Diyarbakır ve Van gibi illerdeki oturma eylemlerine halkın ilgisizliğini, yine Kürt nüfusun güçlü olduğu İstanbul ve İzmir’deki sönüklük takip etti. En son dün Diyarbakır’ın Sur ilçesindeki kentsel dönüşüme karşı yapılan eylemdeki cılızlık da HDP için problemin büyüyerek devam ettiğini gösteriyor. Bu hareketi takip edenler bilir ki; her sorun kendisiyle birlikte aynı zamanda günahı yükleyecek suçluları da büyütür. Ve söz konusu şehirlerdeki kitle olunca suçlular da daha çok şehirlerdeki siyasilerden seçilir. Bu anlamıyla tutuklu bulunan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ya da Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Fırat Anlı’nın, dışarıda olan HDP’li Osman Baydemir ya da Ahmet Yıldırım’dan daha şanslı oldukları söylenebilir. Kitle desteği sağlayamayan eylemlerden, tutuklu bulunan Demirtaş gibi vekiller sorumlu tutulamayacağı için tüm sorumluluk dışarıdaki HDP’lilere yüklenmektedir. Örgüt ve partinin tüm sorumluları, halkın destek vermemesini (her ne kadar kamuoyu önünde devletin baskısına bağlasalar da) HDP’li siyasetçilerin pasifliğine yorumlamaktadır. İleride yapılacak tüm eleştirilerde içeridekilerin “elimiz kolumuz bağlandı” cevaplarına karşın, dışarıdakilerin argümanları zayıf kalacaktır.  Hatta yarın belki cezaevinden kahraman edasıyla çıkacak olan HDP’liler bile “bu kitle neden bu hale geldi” diye dışarıdakileri suçlayabilir. Cezaevlerinde olan HDP’lilerin sessizliğine bakmayın;...

Yazının devamı için tıklayınız...

Bu haber 862 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
Dayatma yemin metni ile Meclis'ten kovmak
"Zana’nın tahliye ve vekilliği, hatalarından dersler çıkarmış “Yeni Türkiye” olarak ifade edilen sürecin Kürtler tarafına yansımasıydı. Şimdi tersinden bir sürecin sembolüne döndü. Hem de “Türkiye milleti” gibi meşru ve haklı bir söylem üzerinden."
Afrin soruları
"Bu şartlar altında Suriye’de üretilecek çözümden Türkiye ne kadar pay istiyor? Daha da önemlisi, askeri seçeneğe başvurarak bunu alabileceğine inanıyor mu?"
Kuraklığın lafı yetti gıda fiyatları artıyor
Hükümet, gıda fiyatlarını düşürmek için kırmızı et, hububat, bakliyat gibi birçok üründe gümrük vergilerini düşürdü. 2018'de beklenen kuraklık, ramazan ayının hasat öncesine denk gelmesi özellikle yılın ilk yarısında gıda fiyatlarının artıracak gibi.
Adı Resmi Gazete’de yayınlanmış ama kimsenin tanımadığı bir adamın hikayesi...
"Başına gelenlerle kimsenin ilgilenmediği, bu kadar kritik günlerden geçerken de mağduriyeti kimsenin umurunda olmayan bu ülkenin sıradan bir genç vatandaşı o. Adı Resmi Gazete’de çıkmış olmasına rağmen..."
ABD’nin YPG yatırımı ve Afrin denklemi
ABD’nin yeni adımı YPG’nin bir örgüt formatından çıkarılarak bir orduya dönüştürülmesi anlamına geliyor. Bu hamle birkaç katmanda Suriye’nin ve bölgenin geleceğini etkileyecek bir mahiyete sahip.
Mısır'daki siyasi idamları durdurmak için somut adımlar atabilmek
İhvan'ın tutuklu liderleri ve onların aileleri kendi sınavlarını başarıyla vermekteler. Ancak, hür dünyanın(!) yöneticileri, önderleri, aydınları, gazetecileri ve aktivistlerinin Mısır’daki idamlarla ilgili sınavlarını başarıyla verebildiğini söylemek mü
Ortadoğu yazarı: Biz muhalefetteyiz ama fikrimiz iktidarda
MHP'nin yayın organı Ortadoğu yazarı Yıldıray Çiçek "MHP bugün fikrinin iktidarını yaşamaktadır. Düşman cephesinin çıldırması da bu yüzdendir" dedi.
Bu hukuki ihtilafa bakacak bir merci yok
"Yerel mahkeme Anayasa Mahkemesi’ne “Görev gaspı yapıyorsun” derse, bu ihtilafa bakacak daha üst bir mahkeme yok! Çünkü Anayasa Mahkemesi’nin kararları “kesin ve bağlayıcı”dır. Aksi düşünülmediği için bir merci tayin edilmemiştir"
Adaletten sinyal bekleyenler...
"Eğer, bu konuda yeni bir içtihad ve kriter geliştirilmezse, müphemlik ortadan kaldırılmazsa “güçlü olanlar ya da güçlü tanıdıkları olanlar kurtuluyor” gibi şikayetler de bitmez."
Avrupa - Türkiye - Ortadoğu: Kim dönüşüyor, kim dönüştürüyor?
Mültecilerden radikalizme, başarısız devlet deneyimlerinden ekonomik darboğaza kadar Avrupa'nın komşu bölgelerinde yaşanan meseleler Avrupa'daki siyasal manzarayı dönüştürüyor, toplumsal kaygıları çok ciddi manada kaşıyor.
Bilmediğiniz şeyler var!
"Herhalde hiç kimse bize MHP ve Devlet Bahçeli’nin niyet konusunda ‘’Bilmediğiniz şeyler var’’ diyemez. Biz hem MHP’yi hem de Devlet Bahçeli’yi gayet iyi biliyoruz. Burada bilmediğimiz aslında AK Parti’nin ne istediğidir?"
Selvi: AİHM, Türkiye'yi Avrupa Konseyi'ne taşıyabilir
Selvi, AYM'nin tutuklu gazeteciler Şahin Alpay ve Mehmet Altan hakkında verdiği 'hak ihlali' kararının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nden (AİHM) de çıkabileceğini ve " AİHM’nin Türkiye’yi, Avrupa Konseyi’ne taşıması tehlikesinden söz ediliyor" dedi
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
Ehliyet sınavlarında 'tablet' dönemi başladı HDP'li Altan Tan hakkında 15 yıla kadar hapis istemi Hakkari'de kayak keyfi Kısmen buz tutan Gölcük Gölü havadan görüntülendi Kanal İstanbul'un güzergahı resmen belli oldu Emniyet Özel Harekat Daire Başkanlığı kaldırıldı Bozdağ'dan 'Mor Beyin' açıklaması Van Gölü için 100 milyon liralık arıtma tesisi YÖK'ten görevlendirmelere ilişkin yönetmelik değişikliği Posof'ta eğitime kar engeli
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası