• BIST
    99.639
  • Altın
    141,393
  • Dolar
    3,5032
  • Euro
    3,9191
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Ahmet Taşgetiren
Ahmet TaşgetirenTüm Yazlıları
01 Haziran 2017 Perşembe 12:22
Cumhurbaşkanı’nın haberi olsaydı...

Şöyle bir soru üzerinde düşünelim:

- Cumhurbaşkanı'nın önüne “Ordu içinde bir helikopter operasyonu ile MİT Müsteşarını kaçırma hazırlığı var” gibi bir bilgi gelseydi acaba Cumhurbaşkanı'nın tavrı ne olurdu?

Bu kadar vahim görüntüde değil ama benzer bir olay 7 Şubat 2012'de yaşandı aslında. 

MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Oslo görüşmelerindeki rolü ya da terör olaylarında MİT elemanlarının ele geçmesi gerekçesiyle savcı Sadrettin Sarıkaya tarafından ifadeye çağrıldı.

Başbakan olarak Tayyip Bey ameliyat masasındaydı “Sakın gitme” dedi Fidan'a... Cumhurbaşkanı Gül de “Gitme” dedi. Hakan Fidan ifade vermeye gitmedi.

7 Şubat bir “yargı darbesi” olarak geçti yakın siyasi tarihimize.

Tayyip Bey nasıl değerlendirdi bu hadiseyi?

“Hedef bendim, beni de tutuklayacaklardı”diyerek. 

Tayyip Bey, bir Pakistan dönüşünde uçakta gazetecilere, 17-25 Aralık operasyonunda da asıl hedefin kendisi olduğunu söyleyecekti.

Tayyip Bey 4 Nisan 2017'deki bir TV programında da benzeri bir değerlendirme yapacaktı: “MİT Müsteşarına yapılan operasyon bu işin ilk adımıydı. Ama o adımın devamı şahsımaydı. Onu başaramadılar.”

Eski MİT mensubu merhum Mahir Kaynak da Dünya Bülteni isimli internet sitesine 7 Şubat 2014tarihinde verdiği mülakatta “7 Şubat ile 17 Aralık operasyonları aslında kardeş darbelerdir. İkisi aynıdır” diyecekti.

“Kardeş darbeler...”Yani darbeler!

Şimdi en baştaki soruya yeniden dönelim:

Önce 7 Şubat'ı, ardından 17-25 Aralık'ı kendisini hedef alan “yargı - emniyet” güdümünde “Darbe girişimleri” olarak değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, aradan geçen 4-5 yıllık bir sürede FETÖ ile bunca hesaplaşma gerçekleştikten sonra MİT Müsteşarı'nın kaçırılacağı şeklinde bir haber üzerine nasıl davranırdı?

Bu soruyu, MİT'e gelip ihbarda bulunan Binbaşı O. K'nin “Darbe olabilir, çok kan döküleceği söylendi” tarzındaki ifadesini yok farz ederek soruyorum. O.K'nin böyle bir ifadesi varsa, zaten “darbeyi okuyamamak” çok daha feci bir aymazlığın göstergesi olur. Konunun değerlendirmesinde böyle bir ifadenin olup olmadığı meselesine de açıklık kazandırılacaktır.

Genelkurmay Başkanı'nın “MİT'ten gelen istihbaratta darbe söz konusu değildi” ifadesi de bu soruyu sormayı engellemiyor.

Şu son yıllarda “Darbe”nin konuşulmadığı gün mü var?

Bir de “Devletin her şeyi bildiği, sadece kuşların tarlalara sıralanmasını beklediği” iddiası duruyor bir yerde.

Benim “Cumhurbaşkanının haberi olsaydı...” diye bir soru sormam, Cumhurbaşkanı'nın kalkışmayı çok geç ve devlet kaynağı dışında (Eniştemden öğrendim diyor Sayın Cumhurbaşkanı) öğrenmiş olması vakıasından kaynaklanıyor.

Cumhurbaşkanı'nın, diyelim MİT'e ilk ihbar geldiğinde haberi olsaydı ve onun ilk refleksi;

“- Bu kesin bir darbe girişimidir. 7 Şubat'ın devamıdır. Bütün Türkiye teyakkuza geçsin. Şüpheli herkesi yakalayın” deseydi, 15 Temmuz süreci nasıl gelişirdi?

MİT Müsteşarı ile Genelkurmay Başkanı arasındaki bilgi sirkülasyonu, Başbakan'a da çok geç haber verilmiş. O sebeple benzeri bir soru “Başbakan'ın haberi olsaydı” şeklinde de sorulabilir.

Yukardan beri yazdıklarım, Cumhurbaşkanı ile MİT Müsteşarı ve Genelkurmay Başkanı'nın gelen bir ihbarı değerlendirme farkı olabileceği ihtimalini ifade ediyor. “Bu darbe girişimidir” diye okuduğunuzda bir refleks geliştiriyorsunuz, “Bu sadece MİT Başkanını alma girişimidir” diye okuduğunuzda başka bir refleks. Arada geçen üç - beş kritik saat ise darbecilerin yol almasına sebep oluyor.

Darbecilerin yol almasının bedeli mi?

- 250 şehit ve binlerce yaralı.

“Kontrollü darbe”söylemi dehşet verici bir suçlama. “Ağzından yel alsın” denecek bir itham. İtham evet. “250 şehidi bir başka adrese fatura etme” girişimi. Bunu kimse yapmaz, diye düşünürüm ben, bu vebalin altına kimse girmez.

Ama gelen bir ihbarın değerlendirilmesini de içeren istihbarat zaafını da önemsemek lazım. 

STAR

Bu haber 206 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Konu ile ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
DEÜ'de 12 akademisyen açığa alındı Elazığ'daki düğünde elektrik panosu patladı: 14 yaralı Şırnak'ta saldırı; 3 asker yaşamını yitirdi Erzurum'da 3,4 büyüklüğünde deprem TSK'nın Olası Afrin Operasyonunun Detayları Netleşiyor Engelli memur sayısı 50 bine yaklaştı Şırnak'ta 6 PKK üyesi teslim oldu Yeni KHK yayımlandı Üniversite tercih kılavuzu yayımlandı Helikopterlere engel tanıma sistemi geliyor
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    ALINTI YAZARLARTÜMÜ
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası