• BIST
    116.531
  • Altın
    158,593
  • Dolar
    3,7404
  • Euro
    4,4932
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Çözüm Süreci, Kürtler ve PKK
"Bu gerçekten hareketle devlet bürokrasisinin Çözüm Süreci’ne razı olmasının bir nedeni de Kürtlerin yaşadıkları etnik kimlik dejenerasyonunda, verilecek kimi kültürel haklarla geri çevrilemeyecek bir düzeye vardıkları kanısıdır."
08 Ocak 2018 / 19:01

Zafer Burakmak'ın yazısı;

Bir önceki yazımızda Çözüm Süreci’ni devlet açısından yorumlamış ve devletin süreçten nemalandığı hususlar üzerinde durmuştuk. Bu yazımızda ise, sürecin daha çok Kürt toplumuna yansımalarını ve PKK yapılanmasının umut bağlanan bir projeyi örgütsel çıkarlarına nasıl kurban ettiğini irdeleyeceğiz.

Öncelikle Cumhuriyetin başından itibaren asimilasyon politikası izleyen devletin bu politikasını gevşetme kararının, Kürtlerle ilgili boyutuna kamuoyunun pek değinmediğini belirtmek gerek. Kürtler, her ne kadar Türkiye’deki Arnavut, Laz, Gürcü ve Araplar gibi topluluklara nazaran tamamen asimile olmasalar da büyük bir etnik kimlik kayması yaşadılar. Geçmişte evin en küçük okuyanı dışında Türkçe bilen bulunmazken, bugünkü ailelerde nine ve dedeler dışında Kürtçe bilenin olmadığı bir noktaya evrildiler. Bu değişime Kürt hakları üzerinden en sert söylemlere sahip PKK ekseni de dahildir. Kandil’in bile dilinin Türkçe olduğu gerçeği var önümüzde. Yine birçok HDP’linin adını Kürtçe koyduğu çocuklarının, Kürtçe konuşamadıkları da biliniyor. Kürt toplumunda her ne kadar bir muhalefet damarı olsa da gelinen nokta, etnik kimliğin vazgeçilmezi olan dilin kaybolmaya yüz tuttuğunu göstermesi açısından manidardır.

Çözüm Süreci’nin Kürt Milliyetçiliğini arttırdığı tezi

Bu gerçekten hareketle devlet bürokrasisinin Çözüm Süreci’ne razı olmasının bir nedeni de Kürtlerin yaşadıkları etnik kimlik dejenerasyonunda, verilecek kimi kültürel haklarla geri çevrilemeyecek bir düzeye vardıkları kanısıdır. Bugünün Kürt toplumunda her ne kadar sert söylemleri dillendiren hatırı sayılır bir kesim bulunsa da, kitlesel olarak bir etnik kimlik bunalımı yaşadıkları ve özgün bir siyasal yapı oluşturamayacakları müşahede edilmişti. PKK etkisindeki dar kesimlerin sert görünen dilini bir yana bırakırsak –ki onların da ne kadar sistem dışında oldukları tartışılır- Kürtlerin tepkilerinin daha çok sistem içinde kaldığını ifade etmek gerekiyor. Ancak dillerini bile kaybetmeye yüz tutan Kürtlerde, duygusal kırılmanın bu sayıda taraftar bulmasının en büyük nedeninin, PKK ile yaşanan çatışmalar ve bu çatışmalardan kaynaklanan mağduriyet algısı olduğunun altını çizmek gerekiyor. Çözüm Süreci ile bu mağduriyetlerin giderilmesi ve ayrıştırıcı dilin sistem içi bir muhalefet söylemine kaydırılması hedeflenmişti. Süreç boyunca bunun belirli bir oranda etkili olduğunu söylemek mümkün. 2015 Haziran seçimlerinde başta Diyarbakır İstasyon Meydanı’ndaki olmak üzere birçok HDP mitinginde Türk bayrakları sallandığını hatırlamak yeterli sanırım. Yine aynı yıl, HDP Genel Merkezi, sosyal medyadan attığı “Cumhuriyet Bayramı” paylaşımında, parti bayrağı ile Türk(iye) bayrağını beraber paylaşmış ve “Diktatorya değil, Cumhuriyet…” yazmıştı. Ayrılıkçı bir zeminden, bayrak gibi ortak değerlere odaklanarak muhalefetin sistem içi bir şekle bürünmesi devletin öteden beri istediği bir noktaydı.

Ancak çöküşü ardından Çözüm Süreci’nin Kürt milliyetçiliğini artırdığı fikri, kimi zamanlar dillendirilmektedir. Bu söylemler, Çözüm Süreci’ni günah keçisi ilan etmek ve hükümeti bir daha böyle bir projeye tevessül ettirmemek için kullanılan bir argüman elbette. Evet, Kürtler arasında kimi söylem ve pratiklerde milliyetçi yaklaşımların arttığı gözlemleniyor. Ancak Türkiye siyasetindeki Türk milliyetçiliğine yakın dil ve Kürtlere yönelik sorumsuz yaklaşımların etkisini göz önüne aldığımızda, en masum aktörün Çözüm Süreci olduğu bilinmelidir. Kürt milliyetçiliğine en büyük etkiyi, Kürt meselesinin çözülememesinde ve siyasetteki Türk milliyetçi söylemlerde aramak gerekmektedir. Çözüm Süreci, milliyetçiliği değil aksine Kürtlerde ortak bir gelecek tasavvurunu güçlendiren bir sonuç yaratmıştır. Çünkü hem birlikte yaşama iradesinin gösterilmesi hem de siyasetteki olumlu dilin Kürtleri büyük oranda etkilediği biliniyor. Yine de Kürtlük tasavvurunun arttığı kanısı, Türk kamuoyunun Kürt sözcüğünü süreç gereği daha fazla duyması ve örgütün topluma artan etkisinin bir yansıması olarak değerlendirilebilir. İç Anadolu ve Karadeniz gibi bölgelerde süreç üzerinden yapılan konuşmalarda, yabancı oldukları Kürt sözcüğünü sıklıkla duymaları bu kanaati güçlendirmiş olabilir. Kürt toplumunda ise artan örgüt etkisinin kendi gündem ve söylemini toplumun hassasiyetiymiş gibi göstermesi dikkate alınmalıdır.  Düne kadar örgütün ideolojik eğitimini almış kesimler, mahalle komisyonları ile şehirlerde, köy komisyonlarıyla kırsalda arttırdıkları etkinlikleri, toplumun fikriyatıymış gibi yansıtıyorlardı. Nitekim sonrasında hedefledikleri çatışma ortamında yeteri desteği görmemeleri ve etkinliklerinin kırılması ile birlikte Kürt toplumundaki söylem ve davranış değişikliği de bu tezi doğrular niteliktedir.

Sürecin Kürtlere en etkili yansıması ekonomiydi

Politik kesimlerdeki değişimler bir yana Kürtlerin büyük çoğunluğuna Çözüm Süreci’nin en büyük yansıması ekonomi alanında olmuştu. Ekonominin kötü durumda olduğu bölge, çatışmaların bir süre kesilmesi ve barış umudunun doğmasıyla büyük bir ekonomik sıçrama yaşamıştır. Bu ekonomik rahatlık, toplumun hemen hemen her kesimine yansımıştı. İhracattan, turizme kadar birçok alanda yaşanan gözle görülür düzeydeki iyileşme, cüzdanlara kadar etki edecek bir düzey yakalamıştı. Eğer sürecin Kürtlere en temel etkisini belirtmek gerekirse bunun rahatlıkla ekonomi alanında olduğu söylenebilir.

Sürecin PKK üzerindeki etkisi ise, örgütün 1992’den itibaren siyasallaşma hedefine en yakın dönemi yaşamış olmasıdır. Dünyada ve Türkiye’de süreç üzerinden yakaladığı legalleşme eğilimi, en katı kesimlerin bile “terör örgütü” ifadelerini kullanmaktan çekinmelerine neden olmuştu. 2007 yılında PKK şiddetini konu alan “Kurtlar Vadisi Terör” dizisi, sürecin ruhuna uymadığı gerekçesiyle yayından kaldırılmıştı...

yazının devamı için tıklayınız...

Bu haber 304 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
Dayatma yemin metni ile Meclis'ten kovmak
"Zana’nın tahliye ve vekilliği, hatalarından dersler çıkarmış “Yeni Türkiye” olarak ifade edilen sürecin Kürtler tarafına yansımasıydı. Şimdi tersinden bir sürecin sembolüne döndü. Hem de “Türkiye milleti” gibi meşru ve haklı bir söylem üzerinden."
Afrin soruları
"Bu şartlar altında Suriye’de üretilecek çözümden Türkiye ne kadar pay istiyor? Daha da önemlisi, askeri seçeneğe başvurarak bunu alabileceğine inanıyor mu?"
Kuraklığın lafı yetti gıda fiyatları artıyor
Hükümet, gıda fiyatlarını düşürmek için kırmızı et, hububat, bakliyat gibi birçok üründe gümrük vergilerini düşürdü. 2018'de beklenen kuraklık, ramazan ayının hasat öncesine denk gelmesi özellikle yılın ilk yarısında gıda fiyatlarının artıracak gibi.
Adı Resmi Gazete’de yayınlanmış ama kimsenin tanımadığı bir adamın hikayesi...
"Başına gelenlerle kimsenin ilgilenmediği, bu kadar kritik günlerden geçerken de mağduriyeti kimsenin umurunda olmayan bu ülkenin sıradan bir genç vatandaşı o. Adı Resmi Gazete’de çıkmış olmasına rağmen..."
ABD’nin YPG yatırımı ve Afrin denklemi
ABD’nin yeni adımı YPG’nin bir örgüt formatından çıkarılarak bir orduya dönüştürülmesi anlamına geliyor. Bu hamle birkaç katmanda Suriye’nin ve bölgenin geleceğini etkileyecek bir mahiyete sahip.
Mısır'daki siyasi idamları durdurmak için somut adımlar atabilmek
İhvan'ın tutuklu liderleri ve onların aileleri kendi sınavlarını başarıyla vermekteler. Ancak, hür dünyanın(!) yöneticileri, önderleri, aydınları, gazetecileri ve aktivistlerinin Mısır’daki idamlarla ilgili sınavlarını başarıyla verebildiğini söylemek mü
Ortadoğu yazarı: Biz muhalefetteyiz ama fikrimiz iktidarda
MHP'nin yayın organı Ortadoğu yazarı Yıldıray Çiçek "MHP bugün fikrinin iktidarını yaşamaktadır. Düşman cephesinin çıldırması da bu yüzdendir" dedi.
Bu hukuki ihtilafa bakacak bir merci yok
"Yerel mahkeme Anayasa Mahkemesi’ne “Görev gaspı yapıyorsun” derse, bu ihtilafa bakacak daha üst bir mahkeme yok! Çünkü Anayasa Mahkemesi’nin kararları “kesin ve bağlayıcı”dır. Aksi düşünülmediği için bir merci tayin edilmemiştir"
Adaletten sinyal bekleyenler...
"Eğer, bu konuda yeni bir içtihad ve kriter geliştirilmezse, müphemlik ortadan kaldırılmazsa “güçlü olanlar ya da güçlü tanıdıkları olanlar kurtuluyor” gibi şikayetler de bitmez."
Avrupa - Türkiye - Ortadoğu: Kim dönüşüyor, kim dönüştürüyor?
Mültecilerden radikalizme, başarısız devlet deneyimlerinden ekonomik darboğaza kadar Avrupa'nın komşu bölgelerinde yaşanan meseleler Avrupa'daki siyasal manzarayı dönüştürüyor, toplumsal kaygıları çok ciddi manada kaşıyor.
Bilmediğiniz şeyler var!
"Herhalde hiç kimse bize MHP ve Devlet Bahçeli’nin niyet konusunda ‘’Bilmediğiniz şeyler var’’ diyemez. Biz hem MHP’yi hem de Devlet Bahçeli’yi gayet iyi biliyoruz. Burada bilmediğimiz aslında AK Parti’nin ne istediğidir?"
Selvi: AİHM, Türkiye'yi Avrupa Konseyi'ne taşıyabilir
Selvi, AYM'nin tutuklu gazeteciler Şahin Alpay ve Mehmet Altan hakkında verdiği 'hak ihlali' kararının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nden (AİHM) de çıkabileceğini ve " AİHM’nin Türkiye’yi, Avrupa Konseyi’ne taşıması tehlikesinden söz ediliyor" dedi
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
Ehliyet sınavlarında 'tablet' dönemi başladı HDP'li Altan Tan hakkında 15 yıla kadar hapis istemi Hakkari'de kayak keyfi Kısmen buz tutan Gölcük Gölü havadan görüntülendi Kanal İstanbul'un güzergahı resmen belli oldu Emniyet Özel Harekat Daire Başkanlığı kaldırıldı Bozdağ'dan 'Mor Beyin' açıklaması Van Gölü için 100 milyon liralık arıtma tesisi YÖK'ten görevlendirmelere ilişkin yönetmelik değişikliği Posof'ta eğitime kar engeli
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası