• BIST
    97.717
  • Altın
    143,765
  • Dolar
    3,5683
  • Euro
    3,9936
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Çin, ‘İpek Yolu’na anlam katabilir mi?
"İpek Yolu sadece bir jeoekonomik hattan ibaret olsaydı üzerinde bu kadar düşünmeye gerek kalmazdı. Onu ticari bir yola indirgemek isteyen oryantalist bakış açısı küçümserken aynı zamanda görmezden gelemeyeceği için yeniden tanımlıyor..."
16 Mayıs 2017 / 08:34

Akif Emre'nin yorumu;

Asya'nın derinliklerinden yani doğudan batıya uzanan bir yol... Ne kervanlar, ne ordular geçti. Doğunun zenginliğini batıya taşıdı. Batıdan doğuya, doğudan batıya ordular yürüdü. Kavimler göçtü bu güzergâhtan. Kültürler, dinler değişti…

Medeniyet zaman ve mekan, eşya ve hadiseleri tanımlayabilme, yorumlama, anlamlandırma kapasitesidir. Yaşadığımız dünyayı kendi kavramlarımızla anlamlandırabildiğimiz ölçüde bir medeniyeti yaşatabiliyoruz demektir.

“İpek Yolu” denilen yol tarihin derinliklerinde iz bırakmakla kalmadı hâlâ bir şekilde varlığını hissettiriyor. Ne var ki eski dünyanın bilinen tarihi kadar derinliğe sahip bu yol modern zamanların bir icadı. İpek Yolu ismi sanılanın aksine 19. Yüzyıl'ın sonlarında, 1877'de ilk kez bir Alman coğrafyacı olan Ferdinand von Richthofen tarafından kullanıldı.

Binlerce yıllık İpek Yolu güzergahını Almanların, batılıların gözüyle yeniden keşfetmek, içinde bulunduğumuz medeniyet krizinin de bir göstergesidir. Tanımlamanın şu ya da bu şekilde olması nesneye yüklediğiniz anlamı belirler.

İpek Yolu tanımlaması, batının kendisi açısından önemli gördüğü, bir boyutunu öne çıkararak kadim güzergâhı yeniden icadıdır. Avrupa merkezli, daha çok ekonomik ilişkiye odaklanan bir anlam yükleme, tanımlama girişimi.

Oysa İpek Yolu ticari ve ekonomik işlevinden ziyade tarihte rol almış, medeniyetleri etkilemiş jeokültürel bir alan. Kadim dünya tarihine şekil veren büyük dönüşümlerin de bu güzergâhta ortaya çıkması, harekete geçmesi alternatif medeniyetler tarihi okumasını gerektiriyor.

İpek Yolu sadece bir jeoekonomik hattan ibaret olsaydı üzerinde bu kadar düşünmeye gerek kalmazdı. Onu ticari bir yola indirgemek isteyen oryantalist bakış açısı küçümserken aynı zamanda görmezden gelemeyeceği için yeniden tanımlıyor; tanımlarken de asıl anlamını dışlıyor.

Orduların doğudan batıya akın ettiği, batıdan Asya'nın kalbine saplandığı bu hat üzerinde cereyan eden gelişmelerin insanlık tarihinde ne denli dönüşümlerle sonuçlandığını düşünmek bile bu güzergâhın ekonomik ilişkilere sıkıştırılmayacak kadar önemli olduğunu gösterir…

Dinler ve kültürler karşılıklı etkileşirken medeniyetlerin dönüşümü ve birbiriyle temasına nasıl bir katkıda bulundu? Bunu ihmal edebilmek için Avrupa merkezli medeniyet tarihi perspektifine sahip olmak lazım. Değil mi ki Batılılar insanlık tarihini belirleyen biricik uygarlığın Batı uygarlığı , bunun da Yunan ve Roma merkezli olduğu iddiasındalar. Farklı medeniyetleri yok sayan yahut ikincil önemde tarihsel arkaik vakaya indirgeyen bir yaklaşım, elbette İpek Yolu'nu ticaret kervanların ayak izinden ibaret görecekti.

Oysa İskender'in seferinden Kavimler Göçü'ne kadar yaşananlar bile başlı başına insanlık tarihi açısından burayı önemli kılmaya yeter. Hristiyanlık, Asya'nın içlerine bu yoldan nüfuz etmeye çalıştı, fazla ilerleyemedi, Budizm gibi Uzakdoğu dinleri bu yoldan batıya yöneldi, Orta Asya'da eridi. İslam bu yoldan Çin'e kadar uzandı. Gerçek anlamda medeniyet dönüşümünü sağladı. Türkler bu yoldan batıya ilerlemeseler ve İslam'la tanışmasalar insanlık tarihi çok daha farklı yazılacaktı muhtemelen.

Haçlıların Ortadoğu'ya saldırmaları yarım kalan bir macera bile olsa medeniyet dönüşümü açısından sonuçları sarsıcı olacaktır. Kaldı ki İpek Yolu'nun bir kısmına gelebildiler.

Bugünlerde doğuda yükselen Çin ekonomik ve askeri gücüyle İpek Yolu'nu yeniden hayata geçirmeye çalışıyor.

Şimdiden yüzlerce milyarlık anlaşmalar imzalandı. Muhtemel sonuçları önümüzdeki on yılda ortaya çıkacak. Durumun ciddiyetini kavrayan İngilizler hemen ilk treni harekete geçirmiş bile.

Ne var ki yükselen Çin gücü kadim Çin uygarlığının değerlerine yaslanmaktan çok küresel kapitalimin doğu versiyonu. Bu nedenle İpek Yolu'nu şimdilik teknik ve ekonomik bir proje ile sınırlı tutuyorlar.

Teknolojinin, endüstrinin kendi kültürünü üretmesi gibi Çin de kendine özgü bir kültür üretebilir mi? Japon örneğine bakılacak olursa kapitalist tüketim kültürünün doğulu versiyonu olmaktan öteye geçemeyecek. Ancak barındırdığı potansiyel, Amerika'nın yerini almaya namzet görünüyor. İpek Yolunu jeoekonomik anlamla sınırlandırmaya, tanımlamaya peşinen itirazı olamayan Çin'in alternatif bir kültür, uygarlık geliştirmesi imkansız görünüyor.

Türkiye başta olmak üzere bu kuşaktaki Müslüman unsurların tarihi İpek Yolu'nun jeokültürel anlamda en güçlü aktörleri olmalarına rağmen şimdilik farkında oldukları da söylenemez.

YENİ ŞAFAK

Bu haber 434 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
Ali Rıza Demircan'dan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a uyarı!
İlahiyatçı Ali Rıza Demircan son yazısında, 21 Mayıs'ta yapılan olağanüstü kongre ile yeniden AK Parti'nin başına geçen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a uyarılarda bulundu.
Türkiye ve ABD: Geçmiş, bugün ve yarın | ANALİZ
Türkiye'nin daimi itirazlarına rağmen ABD'nin PKK konusunda vermek üzere göründüğü imaj, Türk-Amerikan ilişkilerini tayin eden NATO ittifakının lafzına ve ruhuna uymuyor
Riyad’dan Trump geçti
"Suudi Arabistan'ın bu tür görkemli şovlarla örtülemeyecek köklü sorunları var. Kötüye giden ekonomi ve işsizlik gibi… Trump gidecek, o sorunlar kalacak."
Kitaba yaklaşım ve Müslümanlar
"Kitabı terk etmiş; ancak terk ettiğinin farkına varamamış Müslümanlarımız var bizim. Bu kitabın ilkeleriyle şekillendirmediği hayatına başka ilkelerle şekil vererek Müslümanlığını sürdürenler var. Kitabı terk etmek, onu hiç okumamak değildir."
“Bizler ölüyoruz ama onlar kazanıyorlar.”
"Tamamen kaos oluşturmaya, kan dökmeye ve pazar paylarını artırmaya endeksli bu yaratık sürüleri, asla kendi ellerini kullanmıyor ya da sahne arkasında kullanıyor. Daha ziyade kurbanlar seçerek onların kanı üzerinden hedeflerine ulaşırlar."
1992 Xakurk’tan 2017’nin Şengal’ine…
Sitemiz yazarlarından Zafer Burakmak, Şengal üzerinden yaşanan gerilimi, 1992 yılındaki Xakurk çatışmaları üzerinden bir okumaya tabi tutuyor ve çatışan taraflardan, destekleyen güçlere kadar argümanları işliyor.
Selamun akeyküm Ruanda
Hristiyan Tutsi-Hutu çatışmalarıyla katliamların yaşandığı Ruanda'da İslam'a kitlesel ilginin olduğunu kaydeden Albayrak, Müslüman Hutular kapılarına gelen hiçbir mazlumu Tutsi diye geri çevirmediler; Müslüman Tutsiler de mazlum Hutulara sırtlarını dönm
Neden vatanlarında kalıp da savaşmamışlarmış!
Berat Özipek, dün yazdığı sığınmacı konusunu işlemeye devam ediyor.
Sanılanın aksine Türkiye müteahhitliği bir köprü yapamıyor
Türkiye müteahhitliğinin sanılanın aksine, diğer ülkelere göre güçlü bir sektör olmadığını belirten Güntay Şimşek,daha çok taşeronluk olarak çalışıldığını ve mühendislik açısından Çanakkale köprüsünü yapabilecek kapasitede olunmadığını yazdı.
Sınırlar ve sığınmacılar
"Antep ile Halep birbirinden bugün sandığımız kadar uzak değildi; araya sınır çekildiği halde Suruç’un sınır boyundaki sakinleri, namaz vakitlerini “öteki tarafta” kalan caminin ezanından öğrenmeye devam ettiler. O gün de öyleydi, bugün de öyle."
Kapitalizmin En Kutsal Ayini: Anneler Günü
"Kampanyaların tek amacı anne figürünü istismar ederek maksimum kâr elde etmek.Ha bir mikro dalga fırın ha bir anne…"
Bu işte bir terslik yok mu?
"Süleyman Yeşilyurt, 2001 senesinde “Atatürk’ün Gönül Galerisi” diye bir kitap çıkardı. Posta, Milliyet gibi gazeteler o kitapta yer alan bazı bilgi yahut iddiaları zevkle konu etti. Kimse bunu şikâyet konusu yapmadı... Yıllar geldi, yıllar geçti. Tam 16
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
Dicle'de sokağa çıkma yasağı kaldırıldı Pendik'te patlamamış top mermisi bulundu Bölgede geleneksel yöntemlerle üretilerek 105 ülkeye ihraç ediliyor İstanbul'da 300'e yakın eczaneye sahte reçete soruşturması! İstanbul'da kaza: İki inatçı sürücü gişeye sıkıştı Google'da en çok aranan KPSS soruları Diyarbakır'da feci kaza: 4 ölü Türkiye’de Artan Gıda İsrafına Karşı Fransa Modeli Yolda Dağın zirvesinde silah deposu ele geçirildi Ankara Adliyesi önünde patlama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    ALINTI YAZARLARTÜMÜ
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası