• BIST
    116.531
  • Altın
    158,593
  • Dolar
    3,7404
  • Euro
    4,4932
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Çıkmaz sokak
100 yıl önce İngilizlerin ve Fransızların bölgeye attığı neşterlerin yarası hâlâ kanamaya devam ederken, bugün onların yerini ABD ve Rusya almış durumda.
15 Kasım 2017 / 07:53

Yeni Şafak'taki yazısında Suudi Arabistan'daki son gelişmeleri tarihi bir süreç ile değerlendiren Taha Kılınç'ın yazısını ilginize sunuyoruz;

Suudi Arabistan’ın kurucu kralı Abdulaziz’in 1953’teki ölümünden hemen sonra, yerine geçen en büyük oğul Suûd’la kardeşi Faysal arasında amansız bir güç mücadelesi baş göstermişti. Petrol gelirlerinin ülkeye akmaya başladığı bir zamanda tahta oturan Suûd, müsrif yaşantısı sebebiyle eleştiri oklarının hedefindeydi. Kraliyet ailesinin içinden de destekçilere kavuşan Faysal, ağabeyini zaman içinde saf dışı bırakacak, nihayet ulemânın onayıyla 1964’te tahta oturacaktı. Kral Suûd’un kardeşi lehine tahttan indirilmesi, ülke tarihinde de bir ilk olacaktı.

Suûd’la Faysal arasındaki kapışma kraliyet ailesini içeriden iki ana kampa ayırmıştı. Zamanla Suûd’un destekçileri azalsa da, ayrışma çok keskin ve derindi. Ulemâ sınıfının tahttan indirmeye onay verdiği 1964’teki nihai karar anında bile, Faysal’ın karşısında bazı kardeşleri duruyordu. Bunlardan biri Musâid bin Abdulaziz’di. Musâid’in oğullarından Faysal, kendisiyle aynı ismi taşıyan amcası Kral Faysal’ı 25 Mart 1975’te Riyad’daki sarayında vurarak öldürecekti.

Suûd-Faysal geriliminin doruğa çıktığı 1950’lerin sonunda, Suudi Arabistan kraliyet ailesi içinde bir bölünme daha yaşandı. Kendilerine “Özgür Prensler” (Umerâ el-Ahrâr) adını veren bir grup prens, ülkenin modernize edilmesi ve Batı standartlarında bir demokrasiye dönüştürülmesi için kazan kaldırdı. Suûd ve Faysal’ın kardeşleri Prens Talâl bin Abdulaziz’in liderliğinde bir araya gelen gruba, yine kurucu kral Abdulaziz’in oğullarından Prens Fevvâz, Prens Nevvâf ve Prens Bedr de destek veriyordu. O dönemde resmen serbest olan köleliğin kaldırılması da dâhil olmak üzere çok sayıda talebi dillendiren prenslere kraliyet ailesi içinden destekçiler de çıkmıştı. (Grubun lideri Prens Talâl’ın oğlu Velîd, sonraki yıllar içinde kraliyetin en güçlü ve zengin adamlarından biri haline gelecek, nihayet 2017’nin kasımında ‘yolsuzluk’ sebebiyle gözaltına alınan isimlerden biri olacaktı.)   

Böylece, bir yandan Suûd-Faysal mücadelesi sürerken, diğer yandan Mısır Cumhurbaşkanı Cemal Abdunnâsır’ın desteklediği yeni bir iç muhalefet akımı belirmişti. 1960’ların başında Suudi Arabistan kraliyet ailesi içindeki nüfuz çatışması, böyle üç klik halinde sürüyordu. Dışarıdan bakıldığında, ülkenin istikrarını ve geleceğini tehdit eden bir durumdu bu.

Kısa süre sonra “Özgür Prensler Hareketi” adını da alan muhalif akımın üyeleri, vatandaşlıkları ellerinden alınarak Veliaht Prens Faysal tarafından Lübnan’a sınır dışı edildi. Özgür Prensler, daha sonra Mısır’ın başkenti Kahire’ye yerleşerek, ülkelerine ve Suudi kraliyet ailesine karşı açıktan mücadeleye başladılar.

Özgür Prensler, Suudi Arabistan’ın modernleşmesi ve demokratik bir ülkeye dönüşmesi için bastırırken, 1962’de Mısır’ın Yemen’e müdahalesi gerçekleşti. Cemal Abdunnâsır’ın Yemen’in güneyindeki sosyalist yönetimi desteklediği, Suudi Arabistan’ın ise buna karşılık kuzeydeki aşiret güçlerine destek verdiği kanlı iç savaşın ilk evresinde, Özgür Prensler tamamen Kahire’nin yanında durdular. Ardında 200 binden fazla ölü bırakan savaş, Mısır’ın 1967’de İsrail karşısında uğradığı ağır hezimetin ardından mecburen Yemen’den çekilmesiyle sona erdirilebilecekti.

Cemal Abdunnâsır’ın, “Arap halkları, Kudüs’ü özgürleştirmek için ilk önce Riyad’ı özgürleştirmeliler” söylemine rağmen Mısır’ı desteklemeyi sürdüren Özgür Prensler, 1964’de Faysal kardeşi Suûd’u devirip tahta çıkınca, ülkeleriyle uzlaşma yoluna gittiler. Kral Faysal kardeşleri için genel af ilan etti, vatandaşlıklarını geri verdi ve hepsini yeniden ülkeye kabul etti.

Bu tarihten itibaren resmen sona eren “Özgür Prensler Hareketi”nin ideallerini, Kral Faysal tahtta bulunduğu 11 yıllık süre boyunca tümüyle gerçekleştirdi. Faysal, Suudi devlet sistemindeki esneme payını tamamen kullanmış, devleti mevcut şartları içerisinde “olabilecek en modern” duruma getirmişti. Bundan ötesi, artık Suudi Arabistan’ın devlet temellerini tamamen yıkıp sosyolojisini parçalayarak, yerine yeni bir devlet ve düzen kurmaya çalışmak anlamına gelirdi. Bugünlerde Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın ‘yolsuzluk operasyonları’ ya da “Ilımlı İslâm’a döneceğiz” söylemiyle yapmaya çalıştığı şeyin ta kendisi yani. Bunun ne kadar riskli bir kumar olduğunu, bütün bölge olarak yaşayarak göreceğiz.

Tam 100 yıl önce Osmanlı İmparatorluğu topraklarının parçalanmasıyla oluşturulan günümüzdeki Arap siyasal haritası, yeniden bir parçalanma ve dağılmanın eşiğinde. Arap Baharı’nı da Körfez’deki gelişmeleri de aynı denkleme oturtabilirsiniz. 100 yıl önce İngilizlerin ve Fransızların bölgeye attığı neşterlerin yarası hâlâ kanamaya devam ederken, bugün onların yerini ABD ve Rusya almış durumda. Tarihi “keşke”lerle okumak faydasız ve anlamsız, ama bugünün yeni lider adaylarının en azından yakın tarihi biliyor olmalarını dileyebiliriz.

Yaşlı babasının yerine tahta çıkıp uzun yıllar Suudi Arabistan’ı yönetme hayali kuran Prens Muhammed bin Selman’a, ülkesinin ve bölgesinin yakın tarihteki serüvenini anlatan danışmanları var mıdır acaba?

YENİ ŞAFAK

Bu haber 880 kez okudu
Etiketler :
Çıkmazsokak
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
Afrin soruları
"Bu şartlar altında Suriye’de üretilecek çözümden Türkiye ne kadar pay istiyor? Daha da önemlisi, askeri seçeneğe başvurarak bunu alabileceğine inanıyor mu?"
Kuraklığın lafı yetti gıda fiyatları artıyor
Hükümet, gıda fiyatlarını düşürmek için kırmızı et, hububat, bakliyat gibi birçok üründe gümrük vergilerini düşürdü. 2018'de beklenen kuraklık, ramazan ayının hasat öncesine denk gelmesi özellikle yılın ilk yarısında gıda fiyatlarının artıracak gibi.
Adı Resmi Gazete’de yayınlanmış ama kimsenin tanımadığı bir adamın hikayesi...
"Başına gelenlerle kimsenin ilgilenmediği, bu kadar kritik günlerden geçerken de mağduriyeti kimsenin umurunda olmayan bu ülkenin sıradan bir genç vatandaşı o. Adı Resmi Gazete’de çıkmış olmasına rağmen..."
ABD’nin YPG yatırımı ve Afrin denklemi
ABD’nin yeni adımı YPG’nin bir örgüt formatından çıkarılarak bir orduya dönüştürülmesi anlamına geliyor. Bu hamle birkaç katmanda Suriye’nin ve bölgenin geleceğini etkileyecek bir mahiyete sahip.
Mısır'daki siyasi idamları durdurmak için somut adımlar atabilmek
İhvan'ın tutuklu liderleri ve onların aileleri kendi sınavlarını başarıyla vermekteler. Ancak, hür dünyanın(!) yöneticileri, önderleri, aydınları, gazetecileri ve aktivistlerinin Mısır’daki idamlarla ilgili sınavlarını başarıyla verebildiğini söylemek mü
Ortadoğu yazarı: Biz muhalefetteyiz ama fikrimiz iktidarda
MHP'nin yayın organı Ortadoğu yazarı Yıldıray Çiçek "MHP bugün fikrinin iktidarını yaşamaktadır. Düşman cephesinin çıldırması da bu yüzdendir" dedi.
Bu hukuki ihtilafa bakacak bir merci yok
"Yerel mahkeme Anayasa Mahkemesi’ne “Görev gaspı yapıyorsun” derse, bu ihtilafa bakacak daha üst bir mahkeme yok! Çünkü Anayasa Mahkemesi’nin kararları “kesin ve bağlayıcı”dır. Aksi düşünülmediği için bir merci tayin edilmemiştir"
Adaletten sinyal bekleyenler...
"Eğer, bu konuda yeni bir içtihad ve kriter geliştirilmezse, müphemlik ortadan kaldırılmazsa “güçlü olanlar ya da güçlü tanıdıkları olanlar kurtuluyor” gibi şikayetler de bitmez."
Avrupa - Türkiye - Ortadoğu: Kim dönüşüyor, kim dönüştürüyor?
Mültecilerden radikalizme, başarısız devlet deneyimlerinden ekonomik darboğaza kadar Avrupa'nın komşu bölgelerinde yaşanan meseleler Avrupa'daki siyasal manzarayı dönüştürüyor, toplumsal kaygıları çok ciddi manada kaşıyor.
Bilmediğiniz şeyler var!
"Herhalde hiç kimse bize MHP ve Devlet Bahçeli’nin niyet konusunda ‘’Bilmediğiniz şeyler var’’ diyemez. Biz hem MHP’yi hem de Devlet Bahçeli’yi gayet iyi biliyoruz. Burada bilmediğimiz aslında AK Parti’nin ne istediğidir?"
Selvi: AİHM, Türkiye'yi Avrupa Konseyi'ne taşıyabilir
Selvi, AYM'nin tutuklu gazeteciler Şahin Alpay ve Mehmet Altan hakkında verdiği 'hak ihlali' kararının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nden (AİHM) de çıkabileceğini ve " AİHM’nin Türkiye’yi, Avrupa Konseyi’ne taşıması tehlikesinden söz ediliyor" dedi
ABD’nin Suveyş Krizi nerede ne zaman yaşanacak?
"Tarih, her imparatorluğa galip gelmiş bir “süper güçler” mezarlığıdır aynı zamanda. ABD’nin de yükselebileceği zirveyi gördüğünü ve fizik kanunun gazabına uğrayacağı konusunda şüphe yok. İngiltere’nin hangi dönemini yaşadığı da baktığınız yere göre deği
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
Ehliyet sınavlarında 'tablet' dönemi başladı HDP'li Altan Tan hakkında 15 yıla kadar hapis istemi Hakkari'de kayak keyfi Kısmen buz tutan Gölcük Gölü havadan görüntülendi Kanal İstanbul'un güzergahı resmen belli oldu Emniyet Özel Harekat Daire Başkanlığı kaldırıldı Bozdağ'dan 'Mor Beyin' açıklaması Van Gölü için 100 milyon liralık arıtma tesisi YÖK'ten görevlendirmelere ilişkin yönetmelik değişikliği Posof'ta eğitime kar engeli
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası