• BIST
    116.531
  • Altın
    158,593
  • Dolar
    3,7404
  • Euro
    4,4932
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Bu Bir Arakan Yazısıdır, Arakan Bir Yazgı Değildir!
Bilgi ve Erdem Vakfı'nın Arakan kampanyası kapsamında topladığı yardımları, Arakanlı kardeşlerimize ulaştıran sitemiz yazarı Ahmet Maruf Demir, izlenimlerini yazdı;
08 Ocak 2018 / 15:47

Bilgi Ve Erdem Vakfı'nın "Kitap Oku, Arakan'a Can Ol" kampanyasını nihayete erdirmek için yola çıkıyoruz. Rotamız, Bangladeş'te Arakanlı kardeşlerimizin kalmak zorunda kaldığı kamplar. Lakin bu hayır organizasyonuna çıkmadan bir gün önce Diyarbekir'de hayırlı bir toplantıdayız. Toplantının amacı Afrikalı kardeşlerimiz için "Göz Nuru" katarakt çalışması.  Diyarbekir AID ve Bilgi Ve Erdem Vakfı ortak bir çalışmaya imza atıyor. Spot cümlelerini ise "Karanlıkları Aydınlığa Çıkarmaya Vesile Ol!" Bu vesileyle 250 Tl meblağ karşılığında katarak sorunu olan Afrikalı kardeşlerimize ulaşmak istiyorlar. Bilgi Ve Erdem Vakfı ilk etapta 100 kardeşimize sponsor oluyor. Haliyle toplantıda olan bizler ve özellikle de İstanbul'dan gelen AID Merkez yöneticileri buna çok seviniyor.

Yolcu yolunda gerek diyerek, ben, toplantıdan erken ayrılıyorum. Helalleşip vedalaşıyoruz. Ertesi gün Diyarbekir'den İstanbul'a doğru uçak ile hareket ediyoruz. Oradan da Bangladeş'e yine uçak ile yaklaşık 7 saatlik süren bir yolculuğa çıkacağız. Uçakta beş tane Diyarbekirli genç ile tanışıyorum. İkisi yanımda, üçü de ön koltuklarda oturmuş. Kanları kaynıyor. Hareketliler. Farkındayım, uçaktaki diğer yolcular tedirginler. Birbirlerine karşı kendilerince normal olan hareketlerde bulunuyorlar. Oysa rahatsız verici bir durum ile karşı karşıyayız. Bir müddet sessizliğimi koruyorum. Rabbimden izinsiz bir yaprağın dahi düşmeyeceğine olan inancım, bunda da bir hikmet olduğuna yöneltiyor beni. Sürekli gülüyorlar. Yüksek sesle konuşuyorlar. Ben koridor tarafı koltukta oturuyorum. Orta koltuktaki ile cam kenarı tarafında oturanlar arasında birden kol saati muhabbeti başlıyor. Cam kenarındaki, kolundaki saatinin orijinal olduğunu, diğeri ise hayır çakma olduğunu söylüyor. Araya giriyorum. Niye çocuğa inanmıyorsun? diye soruyorum. Orta koltukta oturan da, sorumun karşılığını, "Ağbe Allah aşkına bu tipe bak. Doğru söyleyen bir tip var mı?" diye veriyor. "Gençlere her zaman güvenirim. O orijinal diyorsa orijinaldir" diyorum. Bu cevabım ikisinin de hoşuna gidiyor. Aramızda muhabbet başlıyor. İlk defa tanıştığım herkesin bana sorduğu o soruyu onlarda soruyor. "Diyarbekirli misin?" Mesele konuşma/diksiyon yani. Neyse ki, radyo programcısı olduğumuzu söyleyince anlayışla karşılıyorlar! Nerdeyse her konuda konuşuyoruz. Daha sonra önümüzde oturan gençlerde muhabbetimize ortak oluyorlar. Ben orta koltuğa geçiyorum. Önde oturanlar ile zaman zaman yer değiştiriyor yanımdakiler. İstanbul'a ne için gittiklerini soruyorum.  "Yılbaşı eğlenceleri için" diyorlar. Üzülüyorum. Yola bunun için çıkmışlar. Döndürmek çok zor. Yine de alternatif sunmaya çalışıyorum. İstanbul'a gelmişken bir yerde sabit durmayın. Gezin. O kadar gezilecek, görülecek yer var ki. Emin olun daha çok zevk alacaksınız. Pişman olmazsınız, diyorum. Yine de ikna ettiğimi pek sanmam! Bu kez onlar  benim ne için gittiğimi soruyorlar. İstanbul'a değil. Arakanlı kardeşlerimiz için Bangladeş'e gidiyorum, diyorum. "Hee ağbe biliyoruz. O denizde kaçanlar değil mi?" diye soruyorlar. Onaylıyorum. "Ula adam nereye gidiyor. Biz nereye..." diyorlar. Anlık sessizlik oluşuyor. Önlerine bakıyorlar. Sessizliği bozan ben oluyorum. Aklıma bir gün önce katıldığım, Afrikalı kardeşlerimiz için yapılacak olan katarakt ameliyatları çalışması geliyor. Biletlerinizi kaça aldınız? diye soruyorum. "300 Tl" diyorlar. Konuyu ameliyat maliyetine getiriyorum. Sizin birkaç saatlik eğlence için harcadığınız bu paraya, dünyayı sizin gibi görmeyen bir kardeşimizin gözleri açılıyor. Biliyor musunuz? diye soru cümlesiyle konuşmama devam ediyorum. Kalpleri yumuşuyor. Epey daha muhabbet ettikten sonra telefon numaralarını alıyorum. Döndüğümde inşaAllah sizi arayacağım diyorum.  Telefon numaralarını veriyorlar. "Muhakkak görüşelim ağbe..." diyorlar. Kısa süre sonra uçaktan anons yapılıyor. "Lütfen koltuklarınızı dik hale getiriniz. Kemerlerinizi takınız. Güneşliklerinizi açık olsun. İnişe geçiyoruz."

01.01.2018

Saat 03:40 uçağı ile Bangladeş'e doğru hareket ediyoruz. Saat farkından dolayı öğleden sonra, saat iki sularında Bangladeş/Dakka'ya varıyoruz. Havalimanındaki vize işlemlerimizi bitirdikten sonra taksiyle, başkent Dakka'da taksiciye tarif edilen yere doğru yola çıkıyoruz. Araç yolda seyir halindeyken camı açıyorum. Niyetim şehri görmek. İnsanları izlemek. Şehirde müthiş bir keşmekeşlik hali var. Trafik lambaları yok. Trafik akışı soldan sağlanıyor. Bu durum İngiliz koloniliğinden kalma bir husus. Araçlarda şoför mahalli de aracın sağ tarafında. Yol trafiğini ellerinde sopalar olan polisler sağlıyor. Sopaların ne işe yaradığını  çok geçmeden anlıyoruz. Özellikle şehir içi taşımacılığı yapan minibüslerin boyaları bu sopalardan dolayı kalkmış, kaportaları sürekli içeri gömük vaziyette. Trafik ihlali yapan araçlar, ellerinde sopalar olan trafik polisleri tarafından bu şekilde cezalandırılıyor. Özellikle toplu taşıma araçlarının hangi dönemden kaldığını kestiremiyoruz. Ülke genelinde alt yapı çalışması ise oldukça zayıf. Yüksek binalara yer yer şahit oluyorsunuz. Bangladeş aslında sanıldığının aksine fakir bir ülke değil. Bambu ağaçları, tropikal meyveler ve deniz ürünleri ile zenginliği var. Fakat nüfusun yoğunluğu ve şuan ki rejim tarafından Hindistan'a olan gönüllü kölelik toplumun gelişmesini engelliyor. Teknolojik anlamda gelişim sadece iletişim alanında olmuş. Burada bir bit yeniği aramıyor değilim doğrusu. Düşünmeye sevk ediyor bu durum beni. Savaşın yaşandığı bölgelere dahi yaptığımız yardım organizasyonlarında dahi telefon ve özellikle internetin olması düşündürüyor beni. Bu gibi toplumlarda çoğu şekliyle başarılamayan ahlak erozyonu; ifsadın ve fuhşiyatın alabildiğine yoğunlaştığı ortamları kendinde barındıran internet eliyle mi oluşturulmak isteniyor? Bir soru olarak takılıyor aklıma işte. Bunun dışında ise hem başkentte hem de diğer bölgelerde şaşırmalarımız sadece "yıl olmuş 2018 hala mı böyle?" şeklinde oluyor.

Partner kuruluşlarımız ile başkentte buluşuyoruz. Kısa bir toplantı sonrası yardım gönüllerinin bizlere teslim ettikleri paralar ile gıda ve battaniye taksiminde buluyoruz. Bilgi Ve Erdem Vakfı, Özgür-Der, Fetih-Der, Siirt Tillo Derneği ve şahsi olarak infaklarını gönderen hayırseverlerin yardımlarıyla yaklaşık 13 ton gıda, 800 adet battaniye dağıtımı ve 4 büyük baş kurban kesimi için  anlaşma sağlıyoruz. Ertesi gün bu dağıtımları gerçekleştireceğimiz Cox Bazar'a gitmek için uçak biletlerimizi de ayarlayıp, dinlenmeye geçiyoruz.

02.01.2018

Saat: 08:30 uçağıyla Cox Bazar'a doğru hareket ediyoruz. Yaklaşık bir saatlik yolculuktan sonra Cox Bazar'a varıyoruz. Havalimanından çıkar çıkmaz kesif bir koku bizi karşılıyor. Bitki örtüsünün her yeri donattığı bu şehirde kokunun nedenini anlamaya çalışıyoruz. Cox Bazar aslında bir tatil şehri. Adını İngiliz bir kaptan olan Hiram Cox'dan alıyor. Lakin bizlerin tipik olarak bildiği tatil beldelerinden çok farklı bir düzensizliğe sahip. Araçlar Hindistan menşeli. Başkent Dakka'da da gördüğümüz motorlu ya da pedallı üç tekerlekten oluşan ve taksi olarak işlev gören Rigşaları burada da görüyoruz. Bir tanesin binip kalacağımız otele doğru hareket ediyoruz. Kesif kokunun nedeni de böylece önümüze çıkıyoruz. Açıktan akan kanalizasyon suları. Yer yer kesif kokunun şiddeti artıyor. Yerli insanların çoğu alışmış gibi. Ya da belki bize öyle geliyor! Otelimize varıyoruz. Rigşa'dan iner inmez gözüme t-şort'unda Türkiye bayrağı olan biri ilişiyor. Selam veriyorum. Selamımı alıyor. TİKA görevlisi olduğunu öğreniyorum. TİKA'nın neredeyse ümmet coğrafyasının her yerinde olması herkes gibi beni de sevindiriyor. Oda rezervasyonumuzu yapıp, yukarı çıkıyoruz. Bir müddet dinlendikten sonra partner kuruluşlardan arkadaşlar geliyor. Bizleri alarak Cox Bazar'a...

yazının devamı için tıklayınız...

Bu haber 279 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
Dayatma yemin metni ile Meclis'ten kovmak
"Zana’nın tahliye ve vekilliği, hatalarından dersler çıkarmış “Yeni Türkiye” olarak ifade edilen sürecin Kürtler tarafına yansımasıydı. Şimdi tersinden bir sürecin sembolüne döndü. Hem de “Türkiye milleti” gibi meşru ve haklı bir söylem üzerinden."
Afrin soruları
"Bu şartlar altında Suriye’de üretilecek çözümden Türkiye ne kadar pay istiyor? Daha da önemlisi, askeri seçeneğe başvurarak bunu alabileceğine inanıyor mu?"
Kuraklığın lafı yetti gıda fiyatları artıyor
Hükümet, gıda fiyatlarını düşürmek için kırmızı et, hububat, bakliyat gibi birçok üründe gümrük vergilerini düşürdü. 2018'de beklenen kuraklık, ramazan ayının hasat öncesine denk gelmesi özellikle yılın ilk yarısında gıda fiyatlarının artıracak gibi.
Adı Resmi Gazete’de yayınlanmış ama kimsenin tanımadığı bir adamın hikayesi...
"Başına gelenlerle kimsenin ilgilenmediği, bu kadar kritik günlerden geçerken de mağduriyeti kimsenin umurunda olmayan bu ülkenin sıradan bir genç vatandaşı o. Adı Resmi Gazete’de çıkmış olmasına rağmen..."
ABD’nin YPG yatırımı ve Afrin denklemi
ABD’nin yeni adımı YPG’nin bir örgüt formatından çıkarılarak bir orduya dönüştürülmesi anlamına geliyor. Bu hamle birkaç katmanda Suriye’nin ve bölgenin geleceğini etkileyecek bir mahiyete sahip.
Mısır'daki siyasi idamları durdurmak için somut adımlar atabilmek
İhvan'ın tutuklu liderleri ve onların aileleri kendi sınavlarını başarıyla vermekteler. Ancak, hür dünyanın(!) yöneticileri, önderleri, aydınları, gazetecileri ve aktivistlerinin Mısır’daki idamlarla ilgili sınavlarını başarıyla verebildiğini söylemek mü
Ortadoğu yazarı: Biz muhalefetteyiz ama fikrimiz iktidarda
MHP'nin yayın organı Ortadoğu yazarı Yıldıray Çiçek "MHP bugün fikrinin iktidarını yaşamaktadır. Düşman cephesinin çıldırması da bu yüzdendir" dedi.
Bu hukuki ihtilafa bakacak bir merci yok
"Yerel mahkeme Anayasa Mahkemesi’ne “Görev gaspı yapıyorsun” derse, bu ihtilafa bakacak daha üst bir mahkeme yok! Çünkü Anayasa Mahkemesi’nin kararları “kesin ve bağlayıcı”dır. Aksi düşünülmediği için bir merci tayin edilmemiştir"
Adaletten sinyal bekleyenler...
"Eğer, bu konuda yeni bir içtihad ve kriter geliştirilmezse, müphemlik ortadan kaldırılmazsa “güçlü olanlar ya da güçlü tanıdıkları olanlar kurtuluyor” gibi şikayetler de bitmez."
Avrupa - Türkiye - Ortadoğu: Kim dönüşüyor, kim dönüştürüyor?
Mültecilerden radikalizme, başarısız devlet deneyimlerinden ekonomik darboğaza kadar Avrupa'nın komşu bölgelerinde yaşanan meseleler Avrupa'daki siyasal manzarayı dönüştürüyor, toplumsal kaygıları çok ciddi manada kaşıyor.
Bilmediğiniz şeyler var!
"Herhalde hiç kimse bize MHP ve Devlet Bahçeli’nin niyet konusunda ‘’Bilmediğiniz şeyler var’’ diyemez. Biz hem MHP’yi hem de Devlet Bahçeli’yi gayet iyi biliyoruz. Burada bilmediğimiz aslında AK Parti’nin ne istediğidir?"
Selvi: AİHM, Türkiye'yi Avrupa Konseyi'ne taşıyabilir
Selvi, AYM'nin tutuklu gazeteciler Şahin Alpay ve Mehmet Altan hakkında verdiği 'hak ihlali' kararının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nden (AİHM) de çıkabileceğini ve " AİHM’nin Türkiye’yi, Avrupa Konseyi’ne taşıması tehlikesinden söz ediliyor" dedi
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
Ehliyet sınavlarında 'tablet' dönemi başladı HDP'li Altan Tan hakkında 15 yıla kadar hapis istemi Hakkari'de kayak keyfi Kısmen buz tutan Gölcük Gölü havadan görüntülendi Kanal İstanbul'un güzergahı resmen belli oldu Emniyet Özel Harekat Daire Başkanlığı kaldırıldı Bozdağ'dan 'Mor Beyin' açıklaması Van Gölü için 100 milyon liralık arıtma tesisi YÖK'ten görevlendirmelere ilişkin yönetmelik değişikliği Posof'ta eğitime kar engeli
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası