• BIST
    109.330
  • Altın
    156,133
  • Dolar
    3,8638
  • Euro
    4,5501
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Bizdeki çatışmaseverlerin Ortadoğu’ya bakışı
Bunun en bariz görünen örneği “Bunlar da birbirlerini öldürmekten vazgeçmediler” cümlesidir. Aslında hakkaniyet içeren bu cümlenin neden bir aşağılama içerdiğini irdeleyelim ve bunu yaşadıklarımız benzer süreçler üzerinden aktaralım.
01 Aralık 2017 / 23:12

Zafer Burakmak'ın yazısı;

Batının İslam dünyasına yönelik oryantalist bakışını herkes bilir. Doğu toplumlarını aşağılamak aşikar bir tavırla yapılır Batı tarafından. Bu bakış açısının yine bu topraklarda da farklı tonlarda yansımaları vardır. Gelişmişlikle orantılı olan bu gayri insanilik, gelişmişlik seviyesi yükseldikçe insanlık seviyesini düşürür. Maalesef belli bir oranda Türkiye toplumunda da benzer bakış ve söylemin tezahürlerini görmek mümkün.

Bunun örneğini, Batı dünyasında yaşanan saldırılara verilen tepkiyi, Müslüman toplumlardaki benzerlerine verilen tepkiyle kıyasladığımızda çok daha iyi anlarız. Televizyonlarımızda, gazetelerimizde, köşe yazılarımızda işlenmeye değer görülmeyen vakalar hep İslam dünyasından seçilir genelde. Hâlbuki Batı ülkelerinde yaşanan bir olayı konuşmamak, tartışmamak neredeyse imkansızdır. Müslüman toplumlarda yaşananları gündeme getirmek için ise, başlıklar içerisinden ‘seçilmeye değer insan kaybının’ ne kadar olması gerektiği sorusunun cevap sayıları gittikçe artmaktadır. Ortadoğu’da can alan bombaların insanımızı etkilemesi can kaybındaki rakamlara endekslenmiştir maalesef. Sayı arttıkça etkilenme oranı da artmaktadır. Ve bu utanç borsasının başlangıcı yüzlerce insan ile başlamaktadır. Bu anlamıyla 309 kişinin yaşamını yitirdiği Mısır’daki cami saldırısının dikkatleri çektiği söylenebilir.

Bunun sebeplerini kalabalık bir liste ile sıralamak ve en başa da yabancılaşmayı koymak gerek sanırım. Yabancılaşmak önce uzaklaşmaya, uzaklaşmak duygusuzlaşmaya, duygusuzlaşmak da karşı tarafın insan kimliğini bile sorgulamaya kadar götürüyor bizleri. Duygusal bağlar kuramayan toplum, bir süre sonra diğer toplumlara tepeden bakmaya ve işi aşağılamaya kadar götürüyor. Ortadoğu toplumlarında yaşanan her vahim hadisede, bir aşağılama söylemine şahit olmak mümkün. Bunun en bariz görünen örneği “Bunlar da birbirlerini öldürmekten vazgeçmediler” cümlesidir. Aslında hakkaniyet içeren bu cümlenin neden bir aşağılama içerdiğini irdeleyelim. Bunda kastedilen, konuşarak, anlaşarak, paylaşarak sorunlarını çözemeyen Ortadoğu toplumlarının çözümü, birbirlerini boğazlamada buldukları tespitiyse, el-hak doğrudur. Ancak bu tespit, barış içerisinde yaşayan ve sorunlarını konuşarak halleden toplumların hakkıdır.

Müslüman toplumlarda yaşanan her hadiseye “eğitim yok, anlayış yok anca vur, kır, bombala öldür.” sözcükleriyle niteleyen ve daha çok bunları gizli bir şekilde İslam’a mal eden kesimlerin kimliklerine de bakıldığında ortak bir nokta görürsünüz. Ortadoğu’yu birbirlerini boğazladıkları söylemiyle aşağılayan bu kişiler, Türkiye’deki çatışmalara da en taraf olan kesimlerdendir daha çok. Bu anlamıyla “Ortadoğu’daki çatışmaların anlamsızlığı ve anlamsızlığa boğulmuş geri toplumlar” analizlerini,  Türk ulusalcılığı ve karşı taraftaki PKK ideolojisinin ekseninde olanlarda görürsünüz daha çok.

Hâlbuki devlet ve PKK arasında 30 yıldır süren ve 40-50 bin insanın öldüğü ve hala belirli tonlarla bu süreci yaşayan bir toplumun, başkalarının boğazlaşmalarını bu dille eleştirmeleri tuhaf değil mi? Hele ki bu çatışmalara en koyu şekilde sarılan kesimlerin? Kürt toplumunda Suriye’deki savaşı en çok eleştirenler, PKK üyelerinin hendeklerle şehirleri savaş alanına çevirmesini destekleyenler mesela. Yine Ortadoğu’daki gerilimleri ‘demokrasi ve laiklik eksikliğine’ dayandıran Türk ulusalcılığının, bizdeki sorunu çözme konusunda demokrasiden en uzak duran kesim olması bir başka tezat. Aslında bu mantıksal bir sorundan çok Ortadoğu’ya yönelik gizil bir aşağılama ve kendini üst seviyelerde görmeden kaynaklanıyor. Bu topraklarda yaşanan çatışmaları sürdürmeyi, devletin beka ya da örgütün özerkliğiyle meşrulaştırmaya çalışanların, Ortadoğu’daki her çatışmaya alaycı yaklaşmaları bunun göstergesi. Oysa Ortadoğu’daki her çatışmanın, her bombanın da dayandığı mezhepsel ve etnik temelleri ve yine toplumları ikna eden gerekçeleri bulunuyor. Sorunların yanında yansımalarının bu kadar kanlı olması, her gerekçeyi çok kolay bir şekilde şiddete başvurarak çözme hastalığından kaynaklanıyor. Peki bu hastalığın semptomları bizde de yok mu? Irak’ta, Lübnan’da ya da Mısır’daki bir çatışma ve yine her hangi bir yerde patlayan bomba cahillik ise, bu topraklarda hala yaşadıklarımız ne o zaman? “Ama bizimki şu gerekçelerden dolayı  farklı”  dediğimiz her an, diğer toplumlardan da aynı söylemi n farklı dillerde yankılandığını duymamız gerek. Ancak koca bir coğrafyada yankılanan bu sesin, silah ve bomba sesleri arasında hiçbir kıymeti harbiyesi kalmıyor. Çünkü duyulmuyor.

Televizyon haberlerindeki her kanlı bombalamaya bakan Türkiye’den biri, İstanbul’daki, Ankara’daki, Diyarbakır’daki, Suruç’taki bombaları unutacak ve aşağılayan bir yüzle bakacak Ortadoğu’ya. Düşük yoğunluklu savaşların...

Yazının devamı için tıklayınız...

Bu haber 584 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
Kudüs, İslam dünyası ve İstanbul zirvesi
İstanbul'da gerçekleştirilen İslam İşbirliği Teşkilatı Olağanüstü Liderler Zirvesi tarihi bir öneme sahipti. Teşkilatın kurulmasına zemin hazırlayan sebepler ve kendine biçtiği misyon, zirvede açık bir şekilde ortaya çıktı.
Çoklara galebe çalan yiğitler
Zafer Burakmak'ın yorumu;
AK Parti-MHP ittifakı, baraj ve sistemde son durum ne?
"Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde, Cumhurbaşkanı’nın partisinin Meclis’te mümkün olan en yüksek vekil sayısıyla çoğunluğu kazanması elzem görülüyor. Bu nedenle, barajın düşürülmesine sıcak bakılmıyor."
Kudüs üzerine
"Çünkü liderlerin diktatörlükleri önce halklarını, bu uğurda işledikleri günahlar ise sonraki süreçte kendilerini boğuyor. Bugün işlenen her suç, yarınlarını da ipotek altına alıyor.Ve bu hal devam ettikçe İsrail gibi rejimlerin adımları hızlanıyor, poli
Kürt tedirginliği sürdükçe
Türkiye, giderek Kürt kimliğini ‘yadırgayan’ bir siyasi tahayyül geliştirdiği ve bunu milliyetçi bir çerçeve içine oturtarak çatışmayı hedeflediği ölçüde, hem genelde Ortadoğu’da hem de ABD, Rusya ve İran karşısında kırılgan hale geldi.
Trump’ın Kudüs hamlesi uluslararası hukukun açık ihlalidir
ABD büyükelçiliğinin Kudüs'e taşınmasına ilişkin bu hamlenin “Filistin sorunu” açısından birçok anlamı ve sonucu olacaktır. İsrail-ABD penceresinden bakıldığında ise, bugün iki devletli çözüm olasılığı masadan kalkmış görünüyor.
Dünya tam olarak öyle bir yer değil
"Demek ki dünyada kimsenin elinde mutlak güç yok. Kimsenin elinde asla yanılmaz ve yenilmez planlar yok.... Bütün bunlar kıymetini bilenler için daha ümitvar bir dünya vaad ediyor."
Kudüs ve Derinleşen İşgale Karşı Safları Netleştirmek!
Eğer gerçekten de şu veya bu ülkenin, ordunun, süper devletin değil; Rabbul Alemin’in Kadir-i Mutlak olduğuna ve ondan başka da güç ve kudret sahibi bulunmadığına iman ediyorsak perspektifimiz, tutumumuz, kaygı ve özlemlerimiz bu inancımızı yansıtmalıdır.
Ali Abdullah Salih’in Öldürülmesi ve Husiler (1)
Site yazarlarımızdan Metin Aldemir, Yemen'deki gelişmeleri yazı dizisine konu aldı.
Yerlilerin Gözyaşları (Yerlilerin Yok Edilişinin Kısa Tarihi)
Site yazarlarımızdan Ömer Arslan, İspanya sömürge tarihindeki zulümleri konu alan "Yerlilerin Gözyaşları" kitabını değerlendirdi.
ABD budur
Bu, ABD’nin kararıdır. ABD budur. Ilımlısıyla ve ılımsızıyla…
Ambargoyu ‘delme’nin uzun hikayesi
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur, ABD'deki mahkemeye taşınan İran'a ambargoyu delme meselesini uzun bir yazı ile anlaşılır bir şekilde tüm boyutlarıyla ele almış.
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
ÖSYM'den 2017-YDUS adaylarına sınav saati uyarısı HDP eski Sakarya il başkanına 3 yıl 9 ay hapis cezası Çavuşoğlu: Afrin'e istediğimiz zaman gireriz Türkiye'de 1,5 milyon güvenlik görevlisi var Bozkırda 'bal ormanları' kuruldu Bakanlıktan egzoz muayenesine sıkı takip Eğitime kar engeli 8 ilde naylon fatura operasyonu: 90 kişi hakkında gözaltı kararı Bolu Dağı'nda tırların geçişine izin verilmiyor Uygunsuz asansörlere ceza yağdı
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası