• BIST
    106.843
  • Altın
    142,580
  • Dolar
    3,5367
  • Euro
    4,1209
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Biz Dünyanın vicdanıydık Yâ Hû!
"Bir tarafta bu güzel literatür, öbür tarafta Bağdadi Grubu’nun, Ebu Sayyaf’ın, Boko Haram’ın, Şebab’ın fenalıkları…"
01 Haziran 2017 / 11:33

"Müslüman olmayanların hakkının-hukukunun da olmadığını zanneden, suçlu-suçsuz diye ayırmaksızın haykırıp haykırıp kâfir kellesi kesmeyi marifet belleyen o bedhahlar anlamaz ama biz Müslümanlar dünyanın vicdanıydık, evet." diyen Hakan Albayrak tarihten kimi örnekler veriyor.

Hakan Albayrak'ın yorumu;

Filipinler hükümeti Müslümanların haklarını gasp ediyor, haydi biz de Mindanao’da bir kilise basıp çoluklu çocuklu cemaati rehin alalım...

İngiliz hükümeti İslam düşmanı, öyleyse Manchester’de bir konser salonunda bomba patlatıp müziksever kâfir gençleri paramparça edelim...

Amerika Birleşik Devletleri, Müslüman kanı mı döküyor? İntikamımızı Mısırlı Kıptilerden önümüze geleni geberterek alalım...

Böyle saçma sapan akıllar yürüterek zulüm yoluna sapan ve saptıkları zulüm yolunun “cihad” olduğunu iddia eden bedhahlar bu ahlaksız, ölçüsüz, adaletsiz, vicdansız savaşlarıyla emperyalizmi filan değil Hududullah’ı bombalıyorlar.

Savaşta aşırı gitmemeye dair ilahî buyrukları ellerinin tersiyle itiyor, Rahmet Peygamberi Muhammed Mustafa’ya (sallallahu aleyhi vesellem) ihanet ediyorlar.

***

Adeta İslam güneşine set çekmek için yırtınan o bedhahlar anlamaz ama biz Müslümanlar dünyanın vicdanıydık Ya Hû!

Bırakın sivillerin kanını dökmeyi veya kendi halinde yaşayan Ezidilerin köylerini basıp onları köleleştirmek gibi akıl almaz uygulamaları, bize en vahşi muamelelerde bulunmuş düşman askerlerine bile merhamet göstererek kalpleri fethederdik biz.

Sene 1149…

İkinci Haçlı Seferi’nin sonu…

Fransa Kralı 7. Louis ve Alman Hükümdarı 3. Konrad’ın komuta ettiği Haçlı Ordusu, Selçuklu Sultanı 1. Mesud komutasındaki İslam ordusu tarafından fena halde mağlup edilmiştir…

Kendilerine “Hacı” diyen Avrupalı askerler perişan bir halde Anadolu’dan çekilmeye çalışmaktadırlar…

Yaralı bereli, aç ve biilaçtırlar…

Türkler yollarını kesip tepelerine binse yapabilecek hiçbir şeyleri yoktur…

Mezhep farkından ötürü onlardan hazzetmeyen Rumların fenalıkları da cabası…

İkinci Haçlı Seferi’ne Fransa Kralı’nın özel kâtibi olarak katılan Odo de Diogilo adlı rahip anlatıyor:

“Eğer Müslüman Türklerin kalplerine, o sefaleti ve felaketi görerek, bir acıma duygusu gelmemiş olsaydı, geri kalan Haçlı kafilesinin durumu çok feci olurdu. Türkler, bu biçarelerin yaralılarına baktılar, fakirlerini cömertlikle beslediler ve sıkıntıdan kurtardılar. Hatta bazı Müslümanlar, Rumların tehdit ve hile ile hacılardan koparmış olduğu Fransız paralarını satın alarak ihtiyacı olan hacılara verdiler. Aynı dinden olmayanların bu koruyucu muameleleri ile dindaşları olan ve kendilerini ağır işlerde kullanan, döven, dolandıran Rumların hareketleri, Hıristiyan hacıları arasında, öyle bir karşılaştırma vesilesi oldu ki, bunlardan pek çoğu kendi istekleri ile kendilerini kurtaran Müslümanların dinini kabul ettiler. Kendilerine karşı zalimce davranan dindaşlarından sakınarak, imansız telakki olunan, fakat haklarında gayet yumuşak ve şefkatle muamele edenlerin arasına emniyetle girdiler. Ve işittiğimize göre, Türkler çekilirken 3 bin kadarı da onlara katılmıştır. Gerçekte Müslümanlar, ifa ettikleri hizmetle yetinerek, bunlardan hiçbirisini dinlerini terk etmeye zorlamamışlardı.”

Ne güzel, ne güzel, ne güzel…

***

Müslüman olmayanların hakkının-hukukunun da olmadığını zanneden, suçlu-suçsuz diye ayırmaksızın haykırıp haykırıp kâfir kellesi kesmeyi marifet belleyen o bedhahlar anlamaz ama biz Müslümanlar dünyanın vicdanıydık, evet.

Lübnanlı Hıristiyan yazar Amin Maalouf (Emin Mâluf), Ölümcül Kimlikler adlı kitabında bu hakikatin altını şöyle çiziyor:

“…O zamana kadar tarihin kıyısında yaşamış olan bu Bedeviler, birkaç on yıl içinde İspanya’dan Hindistan’a kadar uzanan uçsuz bucaksız bir alanın hakimi olmayı başardılar. Hepsinde de şaşılacak derecede düzenli, başkalarına görece saygılı ve boş yere aşırı şiddete başvurmadan.”

“Eğer atalarım, Müslüman orduları tarafından fethedilen bir ülkede Hıristiyan olmak yerine, Hıristiyanlar tarafından fethedilen bir ülkede Müslüman olsalardı, onların inançlarını koruyarak on dört yüzyıl köy ve kentlerinde yaşamaya devam edebileceklerini sanmıyorum. Gerçekten de, İspanya’daki Müslümanlara ne oldu? Ya Sicilya’daki Müslümanlara? Yok oldular, tek kişi kalmamacasına katledildiler, sürgüne zorlandılar, ya da cebren Hıristiyan edildiler.”

“İslam tarihinde daha başlangıçtan itibaren, ötekiyle yan yana yaşama konusunda dikkate değer bir yatkınlık görülür. Geçen yüzyılın sonunda, en büyük İslam gücünün başkenti İstanbul’un nüfusu içinde başlıca Rumlardan, Ermenilerden ve Yahudilerden oluşan Müslüman olmayan bir çoğunluk bulunuyordu. Aynı dönemde Paris’te Londra’da, Viyana’da ya da Berlin’de nüfusun yarısının Hıristiyan olmayanlardan, Müslüman ve Yahudilerden oluşabileceği düşünülebilir miydi? Bugün bile, kentlerinde müezzinin ezan okuduğunu işiten pek çok Avrupalı rahatsız olurdu.” (Amin Maalouf, Ölümcül Kimlikler, Çev. Aysel Bora, Yapı-Kredi Yayınları, İstanbul 2000)

***

Bir tarafta bu güzel literatür, öbür tarafta Bağdadi Grubu’nun, Ebu Sayyaf’ın, Boko Haram’ın, Şebab’ın fenalıkları…

Emperyalistlerin bize reva gördüğü hiçbir zulüm, güya İslam adına işlenen bu fenalıkları mazur göstermez.

Ömer Muhtar’ın dediği gibi “Onlar bizim öğretmenlerimiz değildir” vesselam.

KARAR

Bu haber 882 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
Almanya Türkiye ilişkileri kopuyor mu?
"Son gelişmelerden sonra Türkiye-Almanya ilişkileri, belki de târihinin en kötü evresine girdi. Bu kadar gerilimden sonra iki ihtimâlden birisi olur: Ya ilişkiler tâmir edilir veyâ daha büyük bir hesaplaşma için tırmanmaya devam eder ve tarafların inisiy
Görkemli Kutlamaları Adaletsizliğe Örtü Yapmak!
​​​​​​​15 Temmuz’un yıldönümü etkinliklerine kitlelerin geniş katılımı mağduriyet iddialarının yalan olduğunun göstergesi sayılabilir mi?
Bir sömürü aracı olarak sigaranın ekonomisi
"Kızlar sigaralarını içerken, muhabirler fotoğrafları çekmiş ve ertesi gün gazeteler “Hürriyete yakılan meşaleler” manşetleriyle çıkmıştı. İstenen başarılmış ve kadın özgürlüğü, sigara ile özdeşleştirilerek şirketler büyük bir tüketici kitlesi kazanmıştı
Özgürlük Yolunda
"Esir düşünceli insanların, dünyaya vaad ettikleri kavramlardan bir tanesi de özgürlük kavramıdır."
Sosyal medya vatanseverleri
"21. yüzyılda, sosyal medya vatanseverliği diye bir kavramımız var. Başka ülkelerde de var mı bilmiyorum. Adını sosyal medya vatanseverleri koydum, ama sanmayın takdir ile, kahrımdan koydum bu ismi."
İsrail'in sessiz stratejisi
Ortadoğu'nun içinden geçmekte olduğu kaotik süreçte Filistin meselesinin ve Kudüs'ün gündemde geri plana düşmesi, Irak'ın ve Suriye'nin gölgesinde kalması, İsrail'in boş durduğu anlamına gelmiyor.
O mayını döşeyen bile unutmuştur belki ama ailesi Yunus’u unutamayacak
"O mayınları tuzaklayan PKK üyeleri belki şu an yaşamıyordur, belki döşediği patlayıcıyı unutmuştur bile. Belki mayının kendisi için tuzaklandığı asker evine gitmiş o yolları hatırlamıyordur. Ancak Havin Güneş ve Yunus Kaplan’ın ailesi onu asla unutamaya
İnsan Hakları Duyarlılığı Yerini Milli Reflekslere Bırakırken
Artık iktidarın dilinden hak, hukuk, özgürlük, evrensel değerler, uluslararası demokratik standartlar gibi kavramlar pek çıkmıyor. İktidar medyası ise insan haklarına veba, insan hakları savunucularına vebalı muamelesi yapıyor.
PKK neden 11 Temmuz 2015’de ateşkese son verdi?
Koç Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şener Aktürk, PKK’nın 2 yıl önce bu dönemlerde ateşkese son vermesinin arkasında yatan sebepleri analiz ediyor.
"CHP’nin tarihî haksızlığı, AK Parti’nin her şeyini haklı çıkarmaz"
"AK Parti hareketinin içinde yer alan veya bu harekete destek veren kimselerin iktidara yönelik eleştirileri bile “davaya ihanet” diye damgalanıp lanetlenebiliyor, halbuki dostça uyarı ve nasihatin teşvik edilmesi lazım."
Yunanistan, Türkiye ve reform | ANALİZ
1999 yılından bu yana İstanbul'da yaşayan ve bu süre boyunca Yunanistan’ı da sıkça ziyaret eden tarihçi Adam McConnel, son Yunanistan izlenimlerini Türkiye’yle ilişkili ve mukayeseli olarak kaleme aldı
Beyaz Toros’tan Siyah Transporter’a Bir Arpa Boyu Yol mu?
​​​​​​​Ankara’da 15 Haziran günü çocuğunun yanında kaçırılan ve 26 gündür haber alınamayan Cemil Koçak’ın akıbetinden kim sorumlu? Acılı ailesinin yaşadıkları kimin umurunda?
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
Zonguldak'ta maden ocağında oluşan göçükte bir işçi hayatını kaybetti Bitlis'te bir PKK üyesi teslim oldu Un paketinde Hitler eroini Urfa'da UNESCO heyecanı! Frak giyme zorunluluğu kalkıyor DUS ve STS Diş Hekimliği başvuruları başladı Lale İthalatı Devlet Sırrı Olabilir mi? Giresun'da tur otobüsü devrildi: 38 yaralı Sivas'ta pirana alarmı İstanbul Valiliği'nden OHAL başvuruları açıklaması
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası