• BIST
    105.840
  • Altın
    160,342
  • Dolar
    3,8842
  • Euro
    4,5831
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Biz Dünyanın vicdanıydık Yâ Hû!
"Bir tarafta bu güzel literatür, öbür tarafta Bağdadi Grubu’nun, Ebu Sayyaf’ın, Boko Haram’ın, Şebab’ın fenalıkları…"
01 Haziran 2017 / 11:33

"Müslüman olmayanların hakkının-hukukunun da olmadığını zanneden, suçlu-suçsuz diye ayırmaksızın haykırıp haykırıp kâfir kellesi kesmeyi marifet belleyen o bedhahlar anlamaz ama biz Müslümanlar dünyanın vicdanıydık, evet." diyen Hakan Albayrak tarihten kimi örnekler veriyor.

Hakan Albayrak'ın yorumu;

Filipinler hükümeti Müslümanların haklarını gasp ediyor, haydi biz de Mindanao’da bir kilise basıp çoluklu çocuklu cemaati rehin alalım...

İngiliz hükümeti İslam düşmanı, öyleyse Manchester’de bir konser salonunda bomba patlatıp müziksever kâfir gençleri paramparça edelim...

Amerika Birleşik Devletleri, Müslüman kanı mı döküyor? İntikamımızı Mısırlı Kıptilerden önümüze geleni geberterek alalım...

Böyle saçma sapan akıllar yürüterek zulüm yoluna sapan ve saptıkları zulüm yolunun “cihad” olduğunu iddia eden bedhahlar bu ahlaksız, ölçüsüz, adaletsiz, vicdansız savaşlarıyla emperyalizmi filan değil Hududullah’ı bombalıyorlar.

Savaşta aşırı gitmemeye dair ilahî buyrukları ellerinin tersiyle itiyor, Rahmet Peygamberi Muhammed Mustafa’ya (sallallahu aleyhi vesellem) ihanet ediyorlar.

***

Adeta İslam güneşine set çekmek için yırtınan o bedhahlar anlamaz ama biz Müslümanlar dünyanın vicdanıydık Ya Hû!

Bırakın sivillerin kanını dökmeyi veya kendi halinde yaşayan Ezidilerin köylerini basıp onları köleleştirmek gibi akıl almaz uygulamaları, bize en vahşi muamelelerde bulunmuş düşman askerlerine bile merhamet göstererek kalpleri fethederdik biz.

Sene 1149…

İkinci Haçlı Seferi’nin sonu…

Fransa Kralı 7. Louis ve Alman Hükümdarı 3. Konrad’ın komuta ettiği Haçlı Ordusu, Selçuklu Sultanı 1. Mesud komutasındaki İslam ordusu tarafından fena halde mağlup edilmiştir…

Kendilerine “Hacı” diyen Avrupalı askerler perişan bir halde Anadolu’dan çekilmeye çalışmaktadırlar…

Yaralı bereli, aç ve biilaçtırlar…

Türkler yollarını kesip tepelerine binse yapabilecek hiçbir şeyleri yoktur…

Mezhep farkından ötürü onlardan hazzetmeyen Rumların fenalıkları da cabası…

İkinci Haçlı Seferi’ne Fransa Kralı’nın özel kâtibi olarak katılan Odo de Diogilo adlı rahip anlatıyor:

“Eğer Müslüman Türklerin kalplerine, o sefaleti ve felaketi görerek, bir acıma duygusu gelmemiş olsaydı, geri kalan Haçlı kafilesinin durumu çok feci olurdu. Türkler, bu biçarelerin yaralılarına baktılar, fakirlerini cömertlikle beslediler ve sıkıntıdan kurtardılar. Hatta bazı Müslümanlar, Rumların tehdit ve hile ile hacılardan koparmış olduğu Fransız paralarını satın alarak ihtiyacı olan hacılara verdiler. Aynı dinden olmayanların bu koruyucu muameleleri ile dindaşları olan ve kendilerini ağır işlerde kullanan, döven, dolandıran Rumların hareketleri, Hıristiyan hacıları arasında, öyle bir karşılaştırma vesilesi oldu ki, bunlardan pek çoğu kendi istekleri ile kendilerini kurtaran Müslümanların dinini kabul ettiler. Kendilerine karşı zalimce davranan dindaşlarından sakınarak, imansız telakki olunan, fakat haklarında gayet yumuşak ve şefkatle muamele edenlerin arasına emniyetle girdiler. Ve işittiğimize göre, Türkler çekilirken 3 bin kadarı da onlara katılmıştır. Gerçekte Müslümanlar, ifa ettikleri hizmetle yetinerek, bunlardan hiçbirisini dinlerini terk etmeye zorlamamışlardı.”

Ne güzel, ne güzel, ne güzel…

***

Müslüman olmayanların hakkının-hukukunun da olmadığını zanneden, suçlu-suçsuz diye ayırmaksızın haykırıp haykırıp kâfir kellesi kesmeyi marifet belleyen o bedhahlar anlamaz ama biz Müslümanlar dünyanın vicdanıydık, evet.

Lübnanlı Hıristiyan yazar Amin Maalouf (Emin Mâluf), Ölümcül Kimlikler adlı kitabında bu hakikatin altını şöyle çiziyor:

“…O zamana kadar tarihin kıyısında yaşamış olan bu Bedeviler, birkaç on yıl içinde İspanya’dan Hindistan’a kadar uzanan uçsuz bucaksız bir alanın hakimi olmayı başardılar. Hepsinde de şaşılacak derecede düzenli, başkalarına görece saygılı ve boş yere aşırı şiddete başvurmadan.”

“Eğer atalarım, Müslüman orduları tarafından fethedilen bir ülkede Hıristiyan olmak yerine, Hıristiyanlar tarafından fethedilen bir ülkede Müslüman olsalardı, onların inançlarını koruyarak on dört yüzyıl köy ve kentlerinde yaşamaya devam edebileceklerini sanmıyorum. Gerçekten de, İspanya’daki Müslümanlara ne oldu? Ya Sicilya’daki Müslümanlara? Yok oldular, tek kişi kalmamacasına katledildiler, sürgüne zorlandılar, ya da cebren Hıristiyan edildiler.”

“İslam tarihinde daha başlangıçtan itibaren, ötekiyle yan yana yaşama konusunda dikkate değer bir yatkınlık görülür. Geçen yüzyılın sonunda, en büyük İslam gücünün başkenti İstanbul’un nüfusu içinde başlıca Rumlardan, Ermenilerden ve Yahudilerden oluşan Müslüman olmayan bir çoğunluk bulunuyordu. Aynı dönemde Paris’te Londra’da, Viyana’da ya da Berlin’de nüfusun yarısının Hıristiyan olmayanlardan, Müslüman ve Yahudilerden oluşabileceği düşünülebilir miydi? Bugün bile, kentlerinde müezzinin ezan okuduğunu işiten pek çok Avrupalı rahatsız olurdu.” (Amin Maalouf, Ölümcül Kimlikler, Çev. Aysel Bora, Yapı-Kredi Yayınları, İstanbul 2000)

***

Bir tarafta bu güzel literatür, öbür tarafta Bağdadi Grubu’nun, Ebu Sayyaf’ın, Boko Haram’ın, Şebab’ın fenalıkları…

Emperyalistlerin bize reva gördüğü hiçbir zulüm, güya İslam adına işlenen bu fenalıkları mazur göstermez.

Ömer Muhtar’ın dediği gibi “Onlar bizim öğretmenlerimiz değildir” vesselam.

KARAR

Bu haber 1247 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
Beş, on, on beş çocuk…
"Her ne kadar Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre nüfusu en hızlı artan bölge olsa da Kürt toplumundaki çocuk sayısında da ciddi düşüş yaşanıyor. Türk toplumunu daha erken bir dönemde etkisi altına alan az çocuk anlayışının, Kürtlere de...."
İktidar niçin Atatürk’çü oldu?
Karar gazetesi yazarı Etyen Mahçupyan, iktidarın Atatürkçülük seviciliğine ilişkin analizler yapıyor.
Ekin Kitap Kafe ve Okur-Yazar Buluşmaları Üzerine
Hem yazarların anlattıklarını hem de onların anlatımlarını biraz detaylıca araştırınca çeyrek yüzyıldan fazladır, üreten bir toplum olmaktan çok, tüketen bir toplum olduğumuzu ve geçmişin mirasından nemalandığımızı görmek üzücü bir durum.
Milli ve yerli Rusçuluk
"Darbe ve PKK konusunda haklı olarak ABD’ye kızarken ve ilişkiler soğurken, bir kurtarıcı, tek alternatif gibi Rusya’nın pazarlanması, Putin’in sirklerde hayvan tebiyeciliği yapan danışmanının bile tvlerde kendine bu PR faaliyeti içinde yer bulabilmesi..
Paranın kısa tarihi hikâyesi
Yeni Şafak yazarı Yaşar Süngü, bugünkü köşesinde paranın kısa bir tarihini özetlemiş.
14 Kasım 2017 ve Okkupert
"Batılı devletlerle Rusya ve müttefikleri/uyduları arasında yeni bir soğuk savaş başlarsa, 14 Kasım 2017 tarihi bu savaşın kilometre taşlarından biri olarak kayda geçebilir."
Yeni sistemin bu yanlışlarından geri dönülmeli
Özgür Eğitim-Sen Genel Başkanı Abdulbaki Değer ortaöğretime geçişte uygulanacak yeni sisteme ilişkin eleştirilerini ve uyarılarını dile getiriyor.
Muhafazakar Kimlik Krizi ve Bir İlhad Dalgası Olarak Atatürkçülük
Kemalist resmi ideolojiye karşıtlığımız bazılarının zannettiği ya da görmek istediği gibi bir takıntı ya da alışkanlık veya şartlanmışlık değildir. Aynı şekilde salt politik de değildir; öncelikle ideolojik bir tutumdur, yani akidevidir!
Suudi Arabistan balistik füze tehdidi altında
Yemen’de belirli bölgelerde kontrolü elinde bulunduran Husi güçlerinin Suudi Arabistan’ı hedef alan son balistik füze saldırısı, Riyad açısından tehdidin giderek artmakta olduğunu gösteriyor.
Demircan Hoca’dan Ali Bulaç çıkışı
Bu şahsi kefalet yazısını bir kenara not edin; hatta varsa aklınızın, vicdanınızın ya da tanıklıklarınızın size kefil olmayı emrettiği başka tutuklular, onların adlarını da ekleyip öyle okuyun.
Kaldırın Kürtçeyi, Ankara’dan Bakan Yardımcısı geliyor!
"Öyle ya Ankara’dan gelenler görmeden Kürtçe tabela kaldırıldı diyelim, ya sokakta Kürtçe konuşan Yüksekovalılara rast gelirlerse ne yapacaklar? 9. Kolordu Komutanı Korgeneral Hayri Kıvrıkoğlu gibi azarlayacaklar mı?"
Adalete açılan bir kapı
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur, FETÖ soruşturmalarını geniş bir çerçevede ele alırken, yönetici kadrosundaki örgüt üyeleri ile legal bir cemaat yapılanmasına üye olduğunu düşünenlerin aynı maddeyle muamele görmesine Yargıtay'ın itiraz kararını işled
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
ALES temel soru kitapçığı ve cevap anahtarı yayımlandı İkinci el araçta 'kilometre' oyununa son KYK burs ve kredi sonuçları açıklandı 'Türkiye'de ombudsmanlık kararları yüzde 53 uygulanıyor' Antalya'yı şiddetli yağış, fırtına ve hortum vurdu 'Terör örgütü üyelerinin en az 15 çocuğu var' Canikli: S-400 füzeleri satın alındı AK Partili Belediye Başkanı Tüm Camilerde 10 Kasım Mevlidi Okuttu YKS Temel Yeterlilik Sınavı tarihleri belli oldu Türkiye'de 27 bin 592 kişi organ nakli bekliyor
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası