• BIST
    106.926
  • Altın
    151,318
  • Dolar
    3,6718
  • Euro
    4,3287
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Bir sömürü aracı olarak sigaranın ekonomisi
"Kızlar sigaralarını içerken, muhabirler fotoğrafları çekmiş ve ertesi gün gazeteler “Hürriyete yakılan meşaleler” manşetleriyle çıkmıştı. İstenen başarılmış ve kadın özgürlüğü, sigara ile özdeşleştirilerek şirketler büyük bir tüketici kitlesi kazanmıştı
22 Temmuz 2017 / 09:46

Zafer Burakmak'ın yorumu;

Sigara, daha çok sağlığa zararları üzerinden işlense de ekonomik yönünün devasalığından da irdelenmesi gereken bir konu. Amerika kıtasından dünyaya yayılan tütün tüketimi, dünyanın en büyük sektörlerinden biri durumunda.  Hayati ihtiyaç listesindeki ürünlerin bile kesintiye uğradığı savaş ortamları dahi bu sektörü küçültemedi. Aksine savaş ortamlarında pazar payını inanılmaz bir biçimde katlamış bir üründür sigara. Birinci ve ikinci dünya savaşlarındaki psikolojik durumdan yararlanan üreticiler, sigara kullanımını yaygınlaştırarak krizi fırsata çevirmesini bildiler. Öyle ki Avrupalı askerlere ABD tarafından yapılan yardım paketlerinde sigara kutuları da bulunuyordu.  Hem de amonyakla yıkanmış, nikotin oranı artırılmış sigaralar. Böylelikle Avrupalı askerler, Amerikan tütününe bağımlı yapıldılar. Amerikan firmaları, daha önceleri Anadolu tütünü yerine kendi tütünlerini kullandırmak için verdikleri uğraşları, Birinci Dünya Savaşı’nda Avrupa’daki Osmanlı karşıtlığını Türk tütüne de yönlendirerek taçlandırdılar.  

Amerikalı sigara firmalarının, tüketiciyi arttırma hamleleri arasında en ilginçlerinden biri şüphesiz toplumun yarısını oluşturan kadınlara yönelik pazarlama uygulamasıydı. Amerikan toplumunda da 1920-30’larda kadınların toplum içerisinde sigara içmesi hoş karşılanmıyordu. Sigara şirketleri, psikanalizin kurucusu sayılan meşhur Sigmund Freud’un yeğeni Yahudi kökenli Edward Bernays’i tuttular. Dayısının çalışmalarından faydalanan Bernays, kadınların sigara içme isteklerinin aslında erkeklerle eşit statüde olma göstergesi temelinde gerçekleştiği kanısına varmıştı. Bundan sonrası halkla ilişkilerin kurucusu sayılan, pazarlama dehası Bernays için çok kolaydı. Yapması gereken tek şey, Batılı kadınlar arasında büyük bir trend olan kadın-özgürlük kelimelerini sigara ile özdeşleştirmekti.  Bernays da bunu yaptı. 1929 yılındaki Paskalya kutlamalarında tanınmış ailelerden genç kızlar, yürüyüşün en görünür yerinde birden sigara yaktılar. Kızlar sigaralarını içerken, muhabirler fotoğrafları çekmiş ve ertesi gün gazeteler “Hürriyete yakılan meşaleler” manşetleriyle çıkmıştı. İstenen başarılmış ve kadın özgürlüğü, sigara ile özdeşleştirilerek şirketler büyük bir tüketici kitlesi kazanmıştı. Hem de sigara içmek için can atan bir kitle.

Yine Hollywood filmleri de bir pazarlama alanı olarak kullanılmıştı. Kovboy filmlerinin vazgeçilmezi, oyuncuların ağızlarındaki sigara idi. Filmlerin sergilendiği ülkelerdeki şehirlerin en işlek yerleri olan sinema salonlarında ağızlarında, ceplerinde Amerikan sigaraları olan yıldızlar bir pazarlama şeklinde kullanılıyordu. Sadece Philip Morris marka sigaraları, 1978-1988 yılları arasında tam 191 filmde kullanılmıştı.

Türkiye’de üretilen tütünün kalitesi, dünyada kabul görmüştü. Ancak 1880’lerde getirilen ithalat yasağı, 1980’lerde kaldırıldı. Ve bu süreç, Türkiye’deki sigaralarda yüzde 85 oranlarında Amerikan tütünlerinin kullanımıyla sonuçlandı. İlk olarak 1988 yılında Tekel’in ürettiği Tekel 2000 marka sigarasında yüzde 85 oranında Amerikan tütünü kullanılmıştı. Tekel’in özelleştirilmesi ardından bu oran yabancı firmalar üzerinden de devam ettiriliyor. Türkiye örneği, ABD’nin üretimde üçüncü sırada olmasına rağmen nasıl olup da ihracatta birinci sırada olduğunun cevabıdır aynı zamanda.

OECD raporuna göre, Türkiye yüzde 23.8 sigara kullanım oranıyla dünyada 11. sırada yer alıyor. Türkiye’de her gün 10.6 milyonu erkek, 3.9 milyonu kadın olmak üzere toplam 15 milyona yakın kişi sigara içiyor. Sigara içen kadın sayısının erkeklere oranla daha az olması, Türkiye’deki film ve dizilerde de kadınların sigara içme sahneleriyle teşvik edilmesi sonucunu doğurmuştur.  ABD'de olduğu gibi Yeşilçam da sigaranın pazarlama mekanı olarak kullanılmıştır. 

Türkiye’de birkaç yıl düşüşe geçen sigara tüketimi, son yıllarda yine artış gösteriyor. 2010 yılında 93 milyar sigara(adet olarak) satıldı. Satışlar 2013 yılında 91 milyara geriledikten sonra, 2014 yılında 94 milyar adede, 2015 yılında 103 milyar, 2016 yılında 105.4 milyar adede yükseldi. 2015 yılında iç piyasada satılan sigaraya ödenen para 39.6 milyar TL idi. 2016 yılında 47.0 milyar TL oldu.

İthal tütünlere, kar marjı olarak yabancı sermayelere ödenen paraları ve sigara nedeniyle tüketicilere harcanan sağlık masraflarını düşünmediğiniz taktirde, devletin aldığı vergi nedeniyle karlı bir ticaret olarak görebilirsiniz. Toplumda genel kanı da bu yönde ancak sigaraya 2016’da ödenen 47 milyar liranın önemli bir kısmı Amerikan tütünlerine gitti. Sigara paketlerine ödenen verginin de yine Türkiye halkının kendi cebinden çıktığı unutulmamalı. Sigaraya ödenen devasa paradaki vergi oranına bakılarak devlet için bir kazanç olduğunu düşünmek, dışarıya giden parayı es geçmek....

Yazının devamı için tıklayınız...

Bu haber 774 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
Sosyalist rejimler birer vahşet rejimiydi
Milyonlarca insanı bir ütopya uğruna acımasızca öldüren rejimler, ideolojik renkleri ne olursa olsun, birer vahşet rejimi olmaktan başka ne olabilir? Aynı veya benzer şeyleri faşistler tarafından yapılınca kınayan birçok kişi, iş sosyalist cinayet ve katl
TEOG’un Aşil Topuğu veya yeni sınav sistemi için bir öneri
"Hormonlu olsun veya olmasın, sayısız okulun farklı sebeplerle aynı standartta not vermediği bir ortamda çözüm ne olmalı? Eğitim emektarı, sınıf geçme notunun yerleştirmeye etkisinin ortadan kaldırılmasını öneriyor."
Kerkük’ten zafer çıkarmak
Irak güçlerinin İran destekli Haşdi Şabi milislerini de yanına alarak Kerkük’e saldırmasının ardından Kerkük’de yaşanabileceklere dikkat çeken Habertürk yazarı Nihal Bengisu Karaca ‘Kerkük’ten zafer çıkarmak’ başlıklı yazıyı köşesine taşıdı.
Her yıl kural değiştiren ÖSYM'ye: Madem kaldıracaktınız neden getirdiniz?
Bir önceki sınavda birçok öğrencinin canını yakan uygulamaların bu sene bir açıklamayla kaldırılmasını sorgulayan Abbas Güçlü, "Madem kaldırılacaktı, neden getirdiniz?... Sınavı iptal edilenlerden özür dilenecek mi?" diye sordu.
"Şimdi Kerkük’ün Türklüğü ihya mı oldu?"
"Şimdi Irak Anayasası’na Kerkük’ün Türklüğünü vurgulayan bir madde mi eklenecek? Kerkük’te raconu bundan böyle Türkmenler mi kesecek? Yok öyle bir şey."
Barzani kaybetti de sen ne kazandın?
"Kerkük düştü diye zil takıp oynayan kardeşim!.. Düştüyse İran’ın eline düştü, senin payına ne düştü ki çığlık çığlığasın böyle?... Hani sen Barzani için İsrail’e çalışıyor, Almanların piyonudur, Amerika’nın ajanıdır diyordun ya, hiçbiri sahip çıkmadı."
Okul sayısı başarı tamam, ya nitelik? Bahçeli istemişse sınav kalkabilir öyle mi?
"Sorun AK Parti’nin yaptıkların rakamlarla anlatması değil. Sorun, AK Partinin yaptıklarını sadece rakamlara indirgemesindedir. Nitelikle değil, sadece rakamlarla konuşuyor olmasındadır."
"Lise öğrencisi eski erkek arkadaşı tarafından öldürüldü" Burada bir tuhaflık yok mu?
"Helin 16 yaşında. Eğer Helin'in, “eski erkek arkadaşı” ile ailesinin zoru ile evlendirilmesine kalkılsaydı, ona “çocuk gelin” denecekti. “Eski erkek arkadaşı” tarafından öldürüldü ve manşetler “kadın cinayeti” olarak atıldı. Burada bir tuhaflık yok mu?
Mardin’de gündelik hayat
Karar Gazetesi yazarı Yıldız Ramazanoğlu, Mardin'e yaptığı ziyareti köşesine taşıdı.
Korku, susturanda zulüm, susturulanda öfke biriktirir
Devlet ve örgüt gibi organizasyonların, değer vermek gibi ikna yöntemleri yerine korku duvarları üzerinden toplumları yönetmenin yollarını keşfetmenin üzerinden bin yıllar geçti.
Haşdi Şabi Kimdir ve Kime Hizmet Ediyor?
Haşdi Şabi, İran’ın Irak’da sevk ve idare ettiği, eğittiği, donattığı ve finansmanını sağladığı bir paramiliter terör örgütüdür. Haşdi Şabi’yi en doğru anlatan kanıt, ele geçirdiği şehirlerde yaptığı katliam ve zulümlerdir.
Yemen’de neler oluyor?
Türkiye’ye yakın coğrafyada yaşanan sıcak gelişmeler nedeniyle Yemen gibi nispeten uzak bölgelerde olup bitenler gündemde kendine yer bulamıyor.Oysa oralarda da bölgeyi sağlıklı bir şekilde okuyabilmek için dikkatlerden kaçırılmaması gereken olaylar oluyo
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
Sürücü Kursu sınavında değişiklik Müftülüğe Nikah Yetkisi Veren Madde Kabul Edildi HDP Bursa il başkanı tutuklandı Frankfurt Başkonsolosluğundan polise "PKK" tepkisi Rektör atamaları Resmi Gazete'de Yolcu otobüsü ile pancar yüklü tır çarpıştı: 1 ölü, 20 yaralı Deniz Baykal hastaneye kaldırıldı Ardahan'da kar yağışı ve sis yol kapattı EPDK Başkanı Yılmaz: Sistemde kaçak akaryakıt kalmadı 'Öcalan öldü' iddiasına savcılıktan yalanlama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası