• BIST
    104.123
  • Altın
    145,971
  • Dolar
    3,4910
  • Euro
    4,1702
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Beyaz Toros’tan Siyah Transporter’a Bir Arpa Boyu Yol mu?
​​​​​​​Ankara’da 15 Haziran günü çocuğunun yanında kaçırılan ve 26 gündür haber alınamayan Cemil Koçak’ın akıbetinden kim sorumlu? Acılı ailesinin yaşadıkları kimin umurunda?
11 Temmuz 2017 / 08:54

RIDVAN KAYA’nın yazısı:

Ankara’da 15 Haziran günü çocuğunun yanında kaçırılan ve 26 gündür haber alınamayan Cemil Koçak’ın akibetinden kim sorumlu? Acılı ailesinin yaşadıkları kimin umurunda?

15 Temmuz sonrası hortlayan adam kaçırma hadiseleri karşısında TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Mustafa Yeneroğlu’nun çağrısına rağmen maalesef mesafe alınamıyor. Yakınlarının kaçırıldığından şikayet eden aileler çaresizlik içinde yetkililerden bir haber, bir açıklama beklerken, emniyet ve yargı adeta duvar sessizliğine bürünmüş halde!

cemilkocak1.jpgCemil Koçak Ankara’da ziraat mühendisi olarak görev yaptığı kamudan Eylül 2016’da FETÖ ile iltisaklı olma suçlamasıyla ihraç edilmiş bir isim. Hakkında herhangi bir soruşturma, arama kararı verilmemiş. Dolayısıyla kaçması, gizlenmesi söz konusu değil. Zaten gizlendiği, saklandığı bir ortamda değil, 15 Haziran tarihinde iftara yakın bir saatte yanında 8 yaşındaki çocuğu ile birlikte arabasıyla evine giderken kaçırılmış.

Yolda arabasına arkadan çarpan siyah transporter’dan inen kişiler Cemil Koçak’ı minibüse bindirip uzaklaşıyor, çocuğunu ise arabada bırakıyorlar. Sonrasında esnaftan birileri gelip korku içindeki çocuğu arabadan alıyor ve Cemil Koçak’ın arabada bıraktığı telefonundan hanımını arayarak kendisini bilgilendiriyorlar.

Eşi olay yerine geldiğinde karakol polislerinin de olay mahallinde bulunduklarını görüyor. Polisler hadiseyi araştıracaklarını, kendisine çocuğunu alıp evine gitmesini söylüyorlar. Ne var ki, birkaç gün sonra eşinin akibeti hakkında hiçbir bilgiye ulaşamadıklarını, mobese kameralarında da bir şey göremediklerini ifade ediyorlar.

Bunun üzerine işin başa düştüğünü gören Cemil Koçak’ın eşi adeta bir dedektif gibi araştırmaya başlıyor ve çevredeki özel işletmelere ait kamaraları izleyerek eşinin 2 araç tarafından takip edildiğini ve en son aracına arkadan çarparak durmasına yol açan siyah transporterdan inen kişilerce kaçırıldığını tespit ediyor. Eşinin adına açtığı twitter sayfasında da tüm bu görüntüleri paylaşıyor.

Ne var ki, bu bilgileri ve görüntüleri savcılığa iletmesine rağmen aradan geçen bir aylık süreye rağmen hiçbir gelişme sağlanamıyor. Konu hakkında devlet kurumlarının sessizliği, umursamazlığı karşısında her geçen gün biraz daha kaygılanan Cemil Koçak’ın eşi, 2 çocuğuyla birlikte bekleyişini sürdürüyor. Ne var ki aradan geçen bunca zamana rağmen hiçbir ilerleme kaydedilmeyişi acılı ailenin umutlarının her gün biraz daha azalmasına yol açıyor.

Cemil Koçak’ın fikri, ideolojisi, kimlerle ne tür irtibatının bulunduğunu bilmiyoruz. Zaten konunun bu boyutu bizi ilgilendirmiyor da. Ama ortada vicdanı olan herkesi tedirgin etmesi, kaygılandırması gereken bir hadise var ve bundan ötürü derin bir endişe duyuyoruz.

Bir insan Ramazan günü yanında çocuğu varken kaçırılıyor ve yaklaşık bir aydır kendisinden haber alınamıyor. Ailesinin çabaları devlet güçlerince kaçırılmış olabileceğini zannı galip olarak ortaya koyuyor. Buna rağmen benzeri diğer kaçırılma hadiselerinde olduğu üzere bu vahim hadise de ne yetkililerin, ne de kamuoyunun gündemine gelmiyor, gelemiyor.

Benzeri başka hadiselerde olduğu üzere MİT’iyle, emniyetiyle, yargısıyla devletin takındığı umursamaz tavır bugünden yarınlara kötü bir mirasın devamı olarak yansırken, ister istemez geçmişin kirli, karanlık sayfalarını çağrıştırıyor. Hani bir daha asla açılmayacak şekilde kapandığı iddia edilen utanç verici beyaz toros hikayelerinin hafızlarımızda yeniden canlanmasına sebep oluyor.

Tam bu noktada toplumun, insanlığın, yeryüzünün vicdanı olması gereken Müslümanların seslerini yükseltmesi gerekip gerekmediğini soralım istiyoruz. Evet, dönüp kendimize soralım! Bu yaşananlar karşısında bize düşen nedir, ne olmalıdır?

Acaba tüm bu gelişmeleri bazılarının yaptığı gibi ‘devletimizi karalamaya çalışan ihanet şebekelerinin dedikoduları, tezviratları’ olarak görmezden gelebilir miyiz? Ya da kaçırıldığı söylenen şahısların ideolojik irtibatlarına bakarak “zaten hak etmişler, akibetleri bizi ilgilendirmez” diyebilir miyiz?

Gözlerimizin önünde hukuk devleti olma iddiası her geçen gün biraz daha aşındırılırken “devletin kendisini koruma hakkı yok mu kardeşim?” türünden söylevlere kulak kabartıp, vicdanımızın sesini bastırmaya çalışmak da bir seçenek, bir yol elbette! Yeter ki kafa konforumuz bozulmasın diyorsak ve bizi nereye çıkartacağı hususunu dert etmiyorsak denemenin ne mahzuru olabilir ki?

HAKSÖZ HABER

Bu haber 1733 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
"Desteklemek de, Karşı Çıkmak da Kolay Değil!"
​​​​​​​Barzani’nin referandum ilanına karşı nasıl bir tutum takınılması gerektiğini tartışırken, konunun gerek ilkesel düzeyde, gerek politik düzlemde bir dizi zorluk içerdiği görülmeli!
Fındığın adaletle, işçiliğinin Kürt Sorunu ile ilgisi
"Meselenin bir işçi hakları sorununun da ötesinde bir öneme sahip olduğu unutulmamalı. Bu alanda yaşanan hak ihlalleri, Türkiye’nin en büyük sorunu olan Kürt sorununa da olumsuz yansımaktadır."
MGK'dan duygusal değil rasyonel bir siyaset dili çıktı
"Cuma akşamı gerçekleşen MGK sonrasındaki açıklama yazılı ve görsel basında genelde “sert” nitelemesiyle birlikte yansıtıldı. Oysa açıklama var olan koşullar altında sertten ziyade “dengeli” olarak anılmayı hakkediyor."
Üniversite giriş sistemi nasıl olmalı?
Bu memlekette eğitim sadece sınav sistemi değişirken konuşuluyor.
Ahmet Taşgetiren'i Star'dan ayıran yazısı
Ahmet Taşgetiren, Star’ın sansürlediği cevabi yazısında Hüseyin Gülerce’nin Cem Küçük’ün vekaletiyle Pelikancı Ak Trol şebekesine dahil olduğunu belirtmiş ve ayrıca Mehmet Metiner’i de tiye almış.
Trump dünyaya ne dedi?
BM Genel Kurul’unda Trump’ın yaptığı konuşmanın ana çerçevesi, devlet-güç-güvenlik-ulusal çıkar-refah kavramlarıyla örülmüştü. Bu çerçeve, dünyayı hak, hukuk, insan, demokrasi, mağdur halklar gibi kavramlar üzerinden görmeme anlamına gelir...
Alerjik tepkiler
“Kürdistan” kelimesine bile gösterilen menfi tepkiler genellikle ‘alerjik reaksiyon’a benziyor ve pek çok Türkiyeli Kürt üzerinde (de) tahkir etkisi yapıyor. Basın-yayın organlarında ve hele sosyal medyada söz konusu ‘alerjik reaksiyonlar’ had safhada."
BM kürsüsünde ‘modern zamanlar’ Hitler’i
"Bu ifade tarzı ve hedeflerin “toplu yok etmeye” dayandırılması tehlikelidir ve “Önce Amerika” diyerek en sağdan merkeze, oyları toplayarak gelen bir “süper güç başkanının” beyninin arkasında “Hitlervari” yaklaşımlar olduğunu göstermesi açısından da önem
Türkler... Kürtler... Duygular...
"Ben diyorum ki “duygusal kopuş”a imkan verilmemeli. Araplarla duygusal kopuş kolay tamir edilmedi. Hala tortular vardır. Türkler – Kürtler, çok daha derin anlamda “akraba millet”tir. Ama etnik hesap yumuşak karın haline getirilmek isteniyor. "
Barzani düşmanlığı
Zannedersiniz ki düşman kıtlığından mustaribiz. Türkiye’nin en yakın dost ve müttefiklerinden Mesud Barzani’yi azılı düşman ilan etmenin mantığını arıyorum, arıyorum, bulamıyorum. Ne oluyoruz yahu?
Türkiye'yi nasıl soydular?
"Adam hem gözlerimizin içine bakarak tarihî bir eseri soymuş, hem de bunun için para almış. Pes doğrusu!"
Bağımsızlık sonrası Rojava
Bağımsız devlet olgusunu gündeme getiren Barzani çizgisinin, eğer çok ciddi bir ekonomik refah üretemezse, Öcalan çizgisini esas alan KCK çizgisi karşısında güç ve nüfuz kaybedeceği, buna karşılık Rojava çizgisinin bağımsız devlette de güçleneceği kanısın
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
Ege Denizi'nde 4 büyüklüğünde deprem PAKURD Genel Başkanı'na hapis cezası Dışişleri'nden Türkiye vatandaşlarına Maria kasırgası uyarısı Milli Eğitim Bakanı Yılmaz: 20 bin öğretmen atanacak Adıyaman'da çapa makinesi devrildi: 14 yaralı Artık kazaya karışan otobüs şirketlerinin isimleri gizlenmeyecek Ege Denizi'nde 4,4 büyüklüğünde deprem Çanakkale ve Muğla'da orta şiddette deprem Diyarbakır'a gönderilen 5 ambulans hizmete başladı Devlet hastanelerinde SMS dönemi başladı
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası