• BIST
    105.840
  • Altın
    160,342
  • Dolar
    3,8842
  • Euro
    4,5831
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Atatürk'ü koruma kanununu NATO’cular, hapis cezasını Siyonistler mi verdi?
"Şimdi sormak gerekmez mi ‘uzlaşmacı asıl Atatürkçülere’, Mustafa Armağan’a NATO’cu küresel vesayet sistemi mi, yoksa ne-con/Siyonistler mi hapis cezası verdi?"
02 Kasım 2017 / 20:21

Zafer Burakmak'ın yorumu;

Her şey Doğu Perinçek’in "Erdoğan, İslami Kemalist oldu. Bizim savunduğumuz noktaya geldi" demesiyle başladı.  AK Parti’nin, 15 Temmuz darbe girişimi ardından ulusalcı kesimle girdiği ilişkinin semeresini bu sözlerle topluyordu Perinçek. Yine bir  televizyon kanalında “Erdoğan’ı destekliyorsunuz” sözüne,“Biz Erdoğan’ı değil, Erdoğan bizi destekliyor” şeklinde üst perdeden bir yanıt vermişti. En son ise, “Hangi güç bunları Atatürkçülük çizgisine getiriyor? Bugüne kadar karşı duranlar bugün birden bire Atatürk'e inanmaya ve anmaya başladılar.” diyordu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan herhangi bir açıklama gelmemesine karşın, hükümetin 29 Ekim'deki kutlamalara yaklaşımı bu söylemleri haklılaştırdı. Ve ardından AK Parti’ye yakın kimi yazarlar tarafından hemen Kemalizm övgüleri dizilmeye başlandı. Birlikte yaşama kültürü üzerinden Kemalizmin kabulüne kadar 'uzlaşma yazıları' yazıldı. Öyle ki iş,“Türkiye’de Kemalist vesayet diye bir şey yoktur”a kadar vardırıldı. Cumhuriyet tarihiyle birlikte Türkiye üzerinde adeta karabasan olan vesayetçi sistem, bir anda gereksiz bir korku ve komploya dönüştürüldü. AK Parti’nin “vesayetçi odaklar” olarak sürekli işaret ettiği ve mücadele verdiğini belirttiği Kemalizm bir anda buharlaştı adeta.

En ağır yazılar, Star gazetesi yazarı Ardan Zentürk’ün, tüm Kemalist kirliliği, NATO’cu vesayete indirgeyerek cilalama derdine düştüğü yazılardı. Zentürk, “Kemalist vesayet sistemi” diye bi’şey yoktur.”  diyordu ilk yazısında. Ancak temizlenmesi, tevil edilmesi gereken o kadar günah vardı ki, bunların gizlenmesi, bırakın tarihçilerin çabalarını, 28 Şubatları, parti kapatmaları, laiklik üzerinden dini yaşama dayatmalar görmüş gençlerin şahitlikleriyle bile olsa  mümkün değildi. Tarihçilerin anlattığı duradursun günümüzde, eğitimden siyasete, bürokrasiden medyaya kadar birer tabuya dönüştürülen Kemalizm gölgesini kim nereye saklasın? Ama olsun, bugünü konuşabilen yok, tarihi de sildik mi günü kurtarırız derdinde kimileri. Bunun için de en kolay yola başvuruyor ve dönemin iç siyasetteki revaç söylemlerinden dış mihraklara sarılıyorlar; “Kemalist vesayet sistemi” diye bi’şey yoktur. Türkiye’nin 1952’de NATO’ya girmesiyle hızla yapılanan “NATO’cu/küresel vesayet sistemi” vardır, bunun da Mustafa Kemal Atatürk’le hiç bir bağı yoktur.”

Artık bundan sonrası tüm günahların küresel vesayet sistemine tevdi edilmesiyle çok daha kolay olacaktı. Öyle ya, 28 Şubat postmodern darbesini de “neo-con/Siyonistler”in yaptığını söylüyordu zaten Zentürk. Peki o günlerde “Atatürkçü kesimlerin dahlini nasıl anlamalı?” sorusunun cevabı ise, aklamanın dışında daha tehlikeli bir boyutun konusuydu. Çünkü Atatürk’ü, Atatürkçülüğün ulviliğini anlamayan günümüz Atatürkçülerinin iş bilmezliğinden kurtarmak ve asıl Atatürkçülüğü göstermenin vaktine işaretti bu.  Zira “Atatürkçüler liderlerini tanımıyor”du. Bu kalemlerin geldiği nokta, Atatürkçülüğün,  “cehaletleriyle ortalığa dökülmüş, Nişantaşı eşrafından öğrenilmeyeceğini” idrak ettikleri noktadır. Kim ne kadar cahil, Atatürk’ün de ne kadar bilinip bilinmediği bir yana, muhafazakar kesimlere Atatürk’ün ve ona dayandırılan ideolojinin, olduğundan farklı bir şekilde pazarlanmaya ve dahi kabullendirilmeye çalışıldığı aşikar.

Zentürk’ün “Düşün Atatürk’ün yakasından” dediği günlerde bu zihniyet, birilerinin yakasından tutmuş hesap soruyordu oysa. Hem de Mustafa Kemal’in bir dönem eşi olan Latife Hanım’ın 1926 tarihli kamuya açık bir mektubunu neşrettiği gerekçesiyle. Tarihçi Mustafa Armağan, yayınladığı belgeden dolayı 5816 sayılı “Atatürk’ü Koruma Kanunu”na muhalefetten 1 sene 3 ay ceza alması da vesayetçiliği kanıtlamıyordu tabi. Oysa mektupta Latife Hanım, eski kocasının aldığı bazı önemli kararları “dişi Mussolini” diye andığı ve ismini vermediği bir kadının tesirine bağlıyordu sadece. Kadınca bir hissiyatın ifşası olan bu mektubu yayınlamak bile hapis cezası almakla sonuçlanacak kadar tabuya çarpıyordu. Şimdi sormak gerekmez mi ‘uzlaşmacı asıl Atatürkçülere’, Mustafa Armağan’a NATO’cu küresel vesayet sistemi mi, yoksa ne-con/Siyonistler mi hapis cezası verdi?

Hakkında koruma kanunlarının bile çıkarıldığı, ilke ve inkılâplarının...

Yazının devamı için tıklayınız...

Bu haber 378 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
Mescid-i Haram'da çalışma adı altında güvenlik önlemi
Suudiler,1979'daki tam iki hafta süren ve tarihe “Kâbe Baskını” olarak geçen kanlı olayların tekrarından ürktükleri için, ülkenin içinden geçtiği bu kritik dönemeçte Mescid-i Haram’a erişimi en kısıtlı düzeye indirmeye çalışıyorlar.
Beş, on, on beş çocuk…
"Her ne kadar Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre nüfusu en hızlı artan bölge olsa da Kürt toplumundaki çocuk sayısında da ciddi düşüş yaşanıyor. Türk toplumunu daha erken bir dönemde etkisi altına alan az çocuk anlayışının, Kürtlere de...."
İktidar niçin Atatürk’çü oldu?
Karar gazetesi yazarı Etyen Mahçupyan, iktidarın Atatürkçülük seviciliğine ilişkin analizler yapıyor.
Ekin Kitap Kafe ve Okur-Yazar Buluşmaları Üzerine
Hem yazarların anlattıklarını hem de onların anlatımlarını biraz detaylıca araştırınca çeyrek yüzyıldan fazladır, üreten bir toplum olmaktan çok, tüketen bir toplum olduğumuzu ve geçmişin mirasından nemalandığımızı görmek üzücü bir durum.
Milli ve yerli Rusçuluk
"Darbe ve PKK konusunda haklı olarak ABD’ye kızarken ve ilişkiler soğurken, bir kurtarıcı, tek alternatif gibi Rusya’nın pazarlanması, Putin’in sirklerde hayvan tebiyeciliği yapan danışmanının bile tvlerde kendine bu PR faaliyeti içinde yer bulabilmesi..
Paranın kısa tarihi hikâyesi
Yeni Şafak yazarı Yaşar Süngü, bugünkü köşesinde paranın kısa bir tarihini özetlemiş.
14 Kasım 2017 ve Okkupert
"Batılı devletlerle Rusya ve müttefikleri/uyduları arasında yeni bir soğuk savaş başlarsa, 14 Kasım 2017 tarihi bu savaşın kilometre taşlarından biri olarak kayda geçebilir."
Yeni sistemin bu yanlışlarından geri dönülmeli
Özgür Eğitim-Sen Genel Başkanı Abdulbaki Değer ortaöğretime geçişte uygulanacak yeni sisteme ilişkin eleştirilerini ve uyarılarını dile getiriyor.
Muhafazakar Kimlik Krizi ve Bir İlhad Dalgası Olarak Atatürkçülük
Kemalist resmi ideolojiye karşıtlığımız bazılarının zannettiği ya da görmek istediği gibi bir takıntı ya da alışkanlık veya şartlanmışlık değildir. Aynı şekilde salt politik de değildir; öncelikle ideolojik bir tutumdur, yani akidevidir!
Suudi Arabistan balistik füze tehdidi altında
Yemen’de belirli bölgelerde kontrolü elinde bulunduran Husi güçlerinin Suudi Arabistan’ı hedef alan son balistik füze saldırısı, Riyad açısından tehdidin giderek artmakta olduğunu gösteriyor.
Demircan Hoca’dan Ali Bulaç çıkışı
Bu şahsi kefalet yazısını bir kenara not edin; hatta varsa aklınızın, vicdanınızın ya da tanıklıklarınızın size kefil olmayı emrettiği başka tutuklular, onların adlarını da ekleyip öyle okuyun.
Kaldırın Kürtçeyi, Ankara’dan Bakan Yardımcısı geliyor!
"Öyle ya Ankara’dan gelenler görmeden Kürtçe tabela kaldırıldı diyelim, ya sokakta Kürtçe konuşan Yüksekovalılara rast gelirlerse ne yapacaklar? 9. Kolordu Komutanı Korgeneral Hayri Kıvrıkoğlu gibi azarlayacaklar mı?"
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
ALES temel soru kitapçığı ve cevap anahtarı yayımlandı İkinci el araçta 'kilometre' oyununa son KYK burs ve kredi sonuçları açıklandı 'Türkiye'de ombudsmanlık kararları yüzde 53 uygulanıyor' Antalya'yı şiddetli yağış, fırtına ve hortum vurdu 'Terör örgütü üyelerinin en az 15 çocuğu var' Canikli: S-400 füzeleri satın alındı AK Partili Belediye Başkanı Tüm Camilerde 10 Kasım Mevlidi Okuttu YKS Temel Yeterlilik Sınavı tarihleri belli oldu Türkiye'de 27 bin 592 kişi organ nakli bekliyor
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası