• Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Alerjik tepkiler
“Kürdistan” kelimesine bile gösterilen menfi tepkiler genellikle ‘alerjik reaksiyon’a benziyor ve pek çok Türkiyeli Kürt üzerinde (de) tahkir etkisi yapıyor. Basın-yayın organlarında ve hele sosyal medyada söz konusu ‘alerjik reaksiyonlar’ had safhada."
22 Eylül 2017 / 08:49

Bugün Irak Kürt Bölgesel Yönetiminin bağımsızlık referandumu gündemi ile toplanacak olan Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında, 1Türkiye ile IKBY arasındaki iyi münasebetlerin stratejik önemine uygun bir tavır sergilenmesi" gerektiğini belirten Karar gazetesi yazarı Hakan Albayrak, referanduma yönelik dilin Türkiye'deki Kürtler üzerinde de tahkir etkisi yaptığı uyarısında bulundu. 

Albayrak'ın yazısı şöyle;

Bugün Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplanıyor. Aslında beş gün sonra toplanacaktı ama Irak Kürdistan Bölge Yönetimi’nin (IKBY) 25 Eylül’de düzenlemeye hazırlandığı bağımsızlık referandumu münasebetiyle toplantı erkene alındı. Masadaki en önemli konu, referandumdan vazgeçmemesi halinde IKBY’ye uygulanacak olan yaptırımlar. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dediğine göre bunlar “sıradan olmayacak”. Demek ki can yakıcı adımlar planlanıyor. IKBY Başkanı Barzani’nin bu sayede geri adım atması umuluyor.
Barzani yaptırım tehditlerine rağmen geri adım atmaz ve bu tehditler kuvveden fiile çıkar ise, Türkiye, Katar’dan sonraki en yakın dost ve müttefiki olan IKBY ile sonu belirsiz bir sürtüşmeye girer. Bu sürtüşme, Dicle-Fırat havzasında kazandığımız çok önemli bir mevzii kaybetmemize yol açabilir. O mevzi, dost olmayan unsurların eline geçebilir. Diyelim ki Barzani geri adım attı; o takdirde bile, Barzani ve taraftarlarının içinde kalan ukde yüzünden, Türkiye-IKBY ilişkileri zehirlenecektir.

Yol yakınken dönmeyi öneriyorum. Devlet erkânı, bugünkü MGK toplantısında, ‘O kadar yüksek perdeden konuşup büyük bir beklenti oluşturduktan sonra dönmemiz mümkün değil. Bu toplantıda dananın kuyruğunu koparmazsak karizmamız çizilir’ düşüncesine kapılmadan, Türkiye ile IKBY arasındaki iyi münasebetlerin stratejik önemine uygun bir tavır sergilese, yaptırım konusunu geçiştirse veya bu konuda en kötü ihtimalle yasak savmak babından bir şeyler söylemekle yetinse ne güzel olur. Ufak bir ‘mahcubiyet’ olacaksa da olsun. Türkiye’nin selametinin yanında ne ehemmiyeti var?

IKBY ile iyi münasebetleri korumak ve geliştirmek, ki ileride IKBY’nin yerini alabilecek olan bağımsız Kürdistan devletinin dostluğunu şimdiden ‘garantilemek’ anlamına da gelir bu, Türkiye’nin selameti için ‘olmazsa olmaz’ mesabesindedir.

***

Bugünkü MGK toplantısının IKBY ile ilgili faslında gözetilmesi gerektiğini düşündüğüm bir husus daha var:

IKBY’deki bağımsızlık referandumuna, orada bağımsız bir Kürdistan devletinin kurulması fikrine, Kerkük’ü o devlete dahil etme arzusuna, hatta tek başına “Kürdistan” kelimesine bile gösterilen menfi tepkiler genellikle ‘alerjik reaksiyon’a benziyor ve pek çok Türkiyeli Kürt üzerinde (de) tahkir etkisi yapıyor. Basın-yayın organlarında ve hele sosyal medyada söz konusu ‘alerjik reaksiyonlar’ had safhada. Bazı muhalefet partilerinde de öyle. Hükümet, devlet, bilhassa Erdoğan bu sevimsiz resme girmemeli. (Diyarbakır’daki tarihî Erdoğan - Barzani - İbrahim Tatlıses - Şivan Perver buluşmasında verilen harikulade Yeni Türkiye resmi vardı ya, işte o resmi ihya etsinler. Korkulara, vehimlere, seçim hesaplarına kurban etmesinler o resmi.)

Irak’taki durum Türkiye’dekinden tamamen farklı. Suriye’dekinden de tamamen farklı. Oranın kendine özgü şartları, IKBY’nin bağımsız Kürdistan devletine dönüşmesini kaçınılmaz kılabilir. ‘Tartışmalı bölgeler konusunda uzlaşma sağlanmadan bu bölgeleri de Kürdistan devletine dahil etme çabası yanlış olur, bölge halkları için büyük riskler doğurur’ gibi şerhler elbette düşülmeli ama ‘Bağımsız Kürdistan hiçbir kayıt ve şart altında kurulamaz!’ diye kestirip atılmamalı. Aynı şekilde, Kerkük’te Türkmenler ve Araplar aleyhinde demografik dümenlerin çevrilmesine itiraz edilmeli ama ‘Öz be öz Türk şehri olan Kerkük asla Kürdistan toprağı olamaz!’ diye kestirip atılmamalı.

Türkiyeli olmaktan mutluluk duyan, Türkiye’yi bölmeyi aklının ucundan bile geçirmeyen, PKK’nın “demokratik özerklik” davasına da itibar etmeyen, Kuzey Irak’ta bağımsız Kürdistan’ın kurulmasına ise sıcak bakan Kürt arkadaşlarım soruyor, ben de onlarla beraber soruyorum:

“Türkiye var, Arabistan var, daha birçok Türk ve Arap devleti var; Kürdistan niye olmasın?”

“Türkler, Araplar ve Farslar devlet kurabilir ama Kürtler kuramaz, öyle mi? Kürtleri tahkir etmek değilse nedir bu?”

“Irak bayrağı altında yaşamalarında sakınca görülmeyen Türkmenlerin Kürdistan bayrağı altında yaşamalarında niye sakınca görülüyor? Araplar Türkmenlerin kardeşleri de Kürtler değil mi?”
“Kerkük’ün Türk şehri olduğu için Kürdistan’a katılamayacağını söyleyenler Türkiye’deki Kürt şehirleri hakkında ne düşünüyor? Türkmenlerin Kürdistan vatandaşı olmasına itiraz edenler Türkiye nüfusunun önemli bir kısmının Kürt olmasına ne diyor? Ne kadar yaman bir çelişkiye düştüklerini fark etmiyorlar mı?”

“Kürtler Irak’ı parçalıyor diye kızanlar, Irak’ın bütünlüğünün sahici olduğuna gerçekten inanıyor mı? İslam kardeşliğine ihanetten ve Müslümanların birliğini bozmaktan dem vurarak Kürtlere sövüp sayanlar, Müslümanları birbirine düşürmenin kitabını yazan Tahran’a bağlı Bağdat yönetiminin mezhepçi siyasetinde mi görüyor kardeşlik ve birlik şuurunu? İttihad-ı İslam kuruldu da onu Kürtler mi bozdu?”

“Türkiye’nin Kürdistan’la safları sıklaştırmasını savunmak yerine Türkiye’nin Kürdistan’la köprüleri atmasını savunan İttihad-ı İslam’cılar var; yakışıyor mu onlara?

***

NOT:

Bu yazımın, 16.09.2017 tarihli Karar’daki “Referandum ve Kerkük meselesi” başlıklı yazım, 18.09.2017 tarihli Karar’daki “Barzani Türkiye’yi gerçekten savaşla tehdit etti mi?” başlıklı yazım ve 21.09.2017 tarihli Karar’daki “Barzani düşmanlığı” başlıklı yazımla birlikte değerlendirilmesini istirham ederim.

KARAR

Bu haber 769 kez okudu
Etiketler :
Alerjiktepkiler
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
Kudüs, İslam dünyası ve İstanbul zirvesi
İstanbul'da gerçekleştirilen İslam İşbirliği Teşkilatı Olağanüstü Liderler Zirvesi tarihi bir öneme sahipti. Teşkilatın kurulmasına zemin hazırlayan sebepler ve kendine biçtiği misyon, zirvede açık bir şekilde ortaya çıktı.
Çoklara galebe çalan yiğitler
Zafer Burakmak'ın yorumu;
AK Parti-MHP ittifakı, baraj ve sistemde son durum ne?
"Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde, Cumhurbaşkanı’nın partisinin Meclis’te mümkün olan en yüksek vekil sayısıyla çoğunluğu kazanması elzem görülüyor. Bu nedenle, barajın düşürülmesine sıcak bakılmıyor."
Kudüs üzerine
"Çünkü liderlerin diktatörlükleri önce halklarını, bu uğurda işledikleri günahlar ise sonraki süreçte kendilerini boğuyor. Bugün işlenen her suç, yarınlarını da ipotek altına alıyor.Ve bu hal devam ettikçe İsrail gibi rejimlerin adımları hızlanıyor, poli
Kürt tedirginliği sürdükçe
Türkiye, giderek Kürt kimliğini ‘yadırgayan’ bir siyasi tahayyül geliştirdiği ve bunu milliyetçi bir çerçeve içine oturtarak çatışmayı hedeflediği ölçüde, hem genelde Ortadoğu’da hem de ABD, Rusya ve İran karşısında kırılgan hale geldi.
Trump’ın Kudüs hamlesi uluslararası hukukun açık ihlalidir
ABD büyükelçiliğinin Kudüs'e taşınmasına ilişkin bu hamlenin “Filistin sorunu” açısından birçok anlamı ve sonucu olacaktır. İsrail-ABD penceresinden bakıldığında ise, bugün iki devletli çözüm olasılığı masadan kalkmış görünüyor.
Dünya tam olarak öyle bir yer değil
"Demek ki dünyada kimsenin elinde mutlak güç yok. Kimsenin elinde asla yanılmaz ve yenilmez planlar yok.... Bütün bunlar kıymetini bilenler için daha ümitvar bir dünya vaad ediyor."
Kudüs ve Derinleşen İşgale Karşı Safları Netleştirmek!
Eğer gerçekten de şu veya bu ülkenin, ordunun, süper devletin değil; Rabbul Alemin’in Kadir-i Mutlak olduğuna ve ondan başka da güç ve kudret sahibi bulunmadığına iman ediyorsak perspektifimiz, tutumumuz, kaygı ve özlemlerimiz bu inancımızı yansıtmalıdır.
Ali Abdullah Salih’in Öldürülmesi ve Husiler (1)
Site yazarlarımızdan Metin Aldemir, Yemen'deki gelişmeleri yazı dizisine konu aldı.
Yerlilerin Gözyaşları (Yerlilerin Yok Edilişinin Kısa Tarihi)
Site yazarlarımızdan Ömer Arslan, İspanya sömürge tarihindeki zulümleri konu alan "Yerlilerin Gözyaşları" kitabını değerlendirdi.
ABD budur
Bu, ABD’nin kararıdır. ABD budur. Ilımlısıyla ve ılımsızıyla…
Ambargoyu ‘delme’nin uzun hikayesi
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur, ABD'deki mahkemeye taşınan İran'a ambargoyu delme meselesini uzun bir yazı ile anlaşılır bir şekilde tüm boyutlarıyla ele almış.
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
ÖSYM'den 2017-YDUS adaylarına sınav saati uyarısı HDP eski Sakarya il başkanına 3 yıl 9 ay hapis cezası Çavuşoğlu: Afrin'e istediğimiz zaman gireriz Türkiye'de 1,5 milyon güvenlik görevlisi var Bozkırda 'bal ormanları' kuruldu Bakanlıktan egzoz muayenesine sıkı takip Eğitime kar engeli 8 ilde naylon fatura operasyonu: 90 kişi hakkında gözaltı kararı Bolu Dağı'nda tırların geçişine izin verilmiyor Uygunsuz asansörlere ceza yağdı
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası