• Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Aile ölüyor mu?
"İki yüz yıldan bu yana önce erkekleri, sonra kadınları büyük ölçüde evden kopararak çalışma yaşamına katan, son yıllarda iyice ivmelenen ve hala tüm hızıyla süren devasa bir değişim sürecinin içindeyiz. "
08 Ekim 2017 / 12:07

Yeni Şafak yazarı Erol Göka, modern çağın hedefindeki 'aile'yi yazdı;

Modern hayatın içinde yaşayıp giderken bizi hakikatten uzaklaştıran, ilk anda fark etmediğimiz birçok çeldirici var. İdeolojiler, siyasi farklılıklar, reklamlar, zihin mühendisleri… Bu çeldiriciler nedeniyle, burnumuzun dibindeki hakikati göremiyoruz. Uzak bir gelecekte, diyelim ki elli yıl sonra bizi birbirimizden ne ayıracak, diye düşündüğümde, hayata ona göre baktığımda ilk bakışta göze çarpmayan bir kriterin belirleyici olacağını seziyorum.

Aslında benim sezgimi yıllar öncesinden “Eleştirel Aile Kuramı” yazarı Mark Poster, müşahede etmiş. Şöyle söylüyor: “Aile, bugün aynı ölçüde saldırıya uğruyor ve savunuluyor. Kadınları baskı altında tuttuğu, çocuklara kötü davrandığı, nevrozu yaydığı ve topluluk olmayı engellediği için suçlanıyor. Ahlakı yücelttiği, suçu önlediği, düzeni koruduğu ve uygarlığı sürekli kıldığı için ise övülüyor. Evlilikler, eskisinden çok daha fazla yıkılıyor ve çok daha fazla kuruluyor. Aile, bir kişinin çaresizce kaçmaya veya hasretle sığınmaya çalıştığı bir yer... Bazıları için sıkıcı, boğucu ve izinsiz zorla içeri girmiş bir şey aile; bazıları içinsen müşfik, şefkatli ve içten... Ve böylece ufukta anlaşma işareti olmadan aile ile ilgili tartışmalar, bir ileri bir geri sürüp gidiyor.” Poster’in sözleri, benim şimdi anlatmaya çalışacaklarıma çok benziyor, onların sanki başka şekilde ifade edilmesi…

Kanaatimce günümüzde, giderek dünyanın her yerinde insanları, giyim, kuşamları, ideolojileri, siyasi görüşlerinden ziyade aileye nasıl baktıkları daha iyi ayırt ettiriyor. İnsanlar kadına, erkeğe ve çocuklara biçtikleri rollere göre keskin biçimde ayrılıyorlar, ona göre bir plan dairesinde hayatlarını sürdürüyorlar.

Dilim döndüğünce anlatmaya çalışıyorum iki yüz yıl öncesine göre çok farklı, insanlık tarihinde eşi benzeri olmayan zamanları yaşıyoruz. İki yüz yıldan bu yana önce erkekleri, sonra kadınları büyük ölçüde evden kopararak çalışma yaşamına katan, son yıllarda iyice ivmelenen ve hala tüm hızıyla süren devasa bir değişim sürecinin içindeyiz. Kadınlarla erkeklerin ev dışında çalışmalarını şart olarak sunan, tüm aile üyelerini ev dışında bir hayata zorlayan, kişisel özgürlükleri alabildiğine teşvik eden, bireyin sağlıklı ve iyi hissetmesini her şeyin üstünde tutan, aile değerlerini ve akrabalığı önemsemeyen… Çocukluk, gençlik ve yaşlılık gibi yeni toplumsal kategorilerin ortaya çıktığı ama geleneksel çocuk oyunları, giyimi ve dilinin, yaşlı insanlara duyulan saygının ve atfedilen bilgeliğin kaybolmakta olduğu… Hayatımız üzerine özellikle evlerimizin yeni efendileri çocuklarımızın “özerk, girişimci ve benlik bilinci en yüksek düzeyde” olan birey olarak yetişmeleri adına giderek artan sayıda uzmanın (eğitim uzmanları, psikologlar, devlet görevlileri, sosyal çalışmacılar, rehber öğretmenler, psikiyatrist ve psikanalistler vd.) söz aldığı… Ev-içinde anne-baba-çocuk birlikte geçirdiğimiz zamanlar ve evlerdeki çocuk sayısı giderek azalırken, boşanmaların, tek ebeveynli çocukların, yalnız yaşayanların hızla arttığı… Eşcinsel evliliklerden, sperm ve embriyo bankalarından, genetik tercih hakkından her gün daha fazla söz edilen, çok hızla akan bir süreç…

Süreç, yalnızca öyle, kendi halinde akıp gitmiyor aynı zamanda yeni adetler, yeni yaşama biçimleri oluşturarak ve çim makinesi gibi ilerledikçe bizi sağa sola atarak, ikiye bölerek ilerliyor. Her başlık, bizi ayrıştırıyor. Çok zorlayıcı olanları şimdilik ihmal edin, en basit şu iki başlığı sorun bakalım çevrenizdekilere, bakalım ikiye bölünüvermeyecek misiniz? “Kadının çalışma hayatındaki ve kamusal alandaki rolü”, “aile büyüklerinin ve babanın otoritesi”… Bir tarafta kadının eğitimde, üretimde, siyasi hayatta rolünden; insan, kadın ve çocuk haklarından belirgin bir vurguyla bahsedenler, diğer tarafta kadın-erkek ilişkilerinde tipik örneği geleneksel toplumda olan rol kalıplarını savunan, modern yaşamla birlikte kadın özgürlüğü adı altında bunların değişmesinin her türlü olumsuz yönelime zemin hazırladığını ileri sürenler… Bir kısmımız, hatta çoğumuz ortada bir yerlerde dursak, ikisine birden hak versek de hemen kutuplaşma oluşuverir. Konu, döner dolaşır Mark Poster’in sözünü ettiği yere gelir. Aile hayatının geleceği konusunda endişeye kapılırız.

Yakın bir gelecekte ailenin öleceğinden, insan ilişkilerinin ve rollerinin şimdikinden radikal biçimde değişik olacağından bahsedenler var. Dünyanın gidişatına bakınca pek haksız da sayılmazlar. Evet, kendi adıma yakın gelecekteki asıl ayrışmanın aile konusuna bakışımızda, ona göre yaşantımızı organize edişimizde olacağına inanıyorum ama çok endişeli değilim. Nasıl kapitalizmin sürekli kışkırttığı bireysel hırs ve tamahkârlığa rağmen içimizdeki iyiliğin, cömertliğin, minnet ve şükranın sonuna bir türlü gelinmiyorsa eninde sonunda kazanan aile olacaktır diye düşünüyorum. Çünkü aile de insanın ahlaki koreografisi gibi fıtridir. Yeter ki biz aile ocağımızın tütmesi için çabalamayı sürdürelim.

YENİ ŞAFAK

Bu haber 821 kez okudu
Etiketler :
Aileölüyormu?
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
Kudüs, İslam dünyası ve İstanbul zirvesi
İstanbul'da gerçekleştirilen İslam İşbirliği Teşkilatı Olağanüstü Liderler Zirvesi tarihi bir öneme sahipti. Teşkilatın kurulmasına zemin hazırlayan sebepler ve kendine biçtiği misyon, zirvede açık bir şekilde ortaya çıktı.
Çoklara galebe çalan yiğitler
Zafer Burakmak'ın yorumu;
AK Parti-MHP ittifakı, baraj ve sistemde son durum ne?
"Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde, Cumhurbaşkanı’nın partisinin Meclis’te mümkün olan en yüksek vekil sayısıyla çoğunluğu kazanması elzem görülüyor. Bu nedenle, barajın düşürülmesine sıcak bakılmıyor."
Kudüs üzerine
"Çünkü liderlerin diktatörlükleri önce halklarını, bu uğurda işledikleri günahlar ise sonraki süreçte kendilerini boğuyor. Bugün işlenen her suç, yarınlarını da ipotek altına alıyor.Ve bu hal devam ettikçe İsrail gibi rejimlerin adımları hızlanıyor, poli
Kürt tedirginliği sürdükçe
Türkiye, giderek Kürt kimliğini ‘yadırgayan’ bir siyasi tahayyül geliştirdiği ve bunu milliyetçi bir çerçeve içine oturtarak çatışmayı hedeflediği ölçüde, hem genelde Ortadoğu’da hem de ABD, Rusya ve İran karşısında kırılgan hale geldi.
Trump’ın Kudüs hamlesi uluslararası hukukun açık ihlalidir
ABD büyükelçiliğinin Kudüs'e taşınmasına ilişkin bu hamlenin “Filistin sorunu” açısından birçok anlamı ve sonucu olacaktır. İsrail-ABD penceresinden bakıldığında ise, bugün iki devletli çözüm olasılığı masadan kalkmış görünüyor.
Dünya tam olarak öyle bir yer değil
"Demek ki dünyada kimsenin elinde mutlak güç yok. Kimsenin elinde asla yanılmaz ve yenilmez planlar yok.... Bütün bunlar kıymetini bilenler için daha ümitvar bir dünya vaad ediyor."
Kudüs ve Derinleşen İşgale Karşı Safları Netleştirmek!
Eğer gerçekten de şu veya bu ülkenin, ordunun, süper devletin değil; Rabbul Alemin’in Kadir-i Mutlak olduğuna ve ondan başka da güç ve kudret sahibi bulunmadığına iman ediyorsak perspektifimiz, tutumumuz, kaygı ve özlemlerimiz bu inancımızı yansıtmalıdır.
Ali Abdullah Salih’in Öldürülmesi ve Husiler (1)
Site yazarlarımızdan Metin Aldemir, Yemen'deki gelişmeleri yazı dizisine konu aldı.
Yerlilerin Gözyaşları (Yerlilerin Yok Edilişinin Kısa Tarihi)
Site yazarlarımızdan Ömer Arslan, İspanya sömürge tarihindeki zulümleri konu alan "Yerlilerin Gözyaşları" kitabını değerlendirdi.
ABD budur
Bu, ABD’nin kararıdır. ABD budur. Ilımlısıyla ve ılımsızıyla…
Ambargoyu ‘delme’nin uzun hikayesi
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur, ABD'deki mahkemeye taşınan İran'a ambargoyu delme meselesini uzun bir yazı ile anlaşılır bir şekilde tüm boyutlarıyla ele almış.
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
HDP eski Sakarya il başkanına 3 yıl 9 ay hapis cezası Çavuşoğlu: Afrin'e istediğimiz zaman gireriz Türkiye'de 1,5 milyon güvenlik görevlisi var Bozkırda 'bal ormanları' kuruldu Bakanlıktan egzoz muayenesine sıkı takip Eğitime kar engeli 8 ilde naylon fatura operasyonu: 90 kişi hakkında gözaltı kararı Bolu Dağı'nda tırların geçişine izin verilmiyor Uygunsuz asansörlere ceza yağdı Aktif Bank'tan Rıza Sarraf Açıklaması
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası