• Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Afette nerede toplanacak şehir halkı
"Antik çağda ölülerin gömüldüğü geniş alanlardan oluşan Nekropolis’e dönüşmesin İstanbul. Toplanma alanlarının evimize yakın olması gerekirken hangimiz kolayca ulaşabileceğimiz, yapıların yüksekliğinin en az iki katı uzaklıkta bir boşluğun varlığından"
23 Ağustos 2017 / 12:26

Karar Gazetesinden Yıldız Ramazanoğlu'nun yorumu;

Ahmet Rasim’in devasa kitabı ‘Şehir Mektupları’, sanki gelecekte ‘nerede o eski İstanbul’ diye soracak olan bizler için yazılmış. Şimdiki konumdan bakacak olursak şehir içindeki güneşle parıldayan bomboş ağaçlıklı tepelerden, kırlardan, ıssız alanlardan, hiç insan görmeden dakikalarca yürünen caddelerden söz etmesi karşısında şaşmamak elde değil. Fakat konumuz nostalji değil elbette. Her zamanın ayrı ruhu, güzelliği, tercihleri ve hayalleri var.

Peki nasıl oldu da bir milyon insanın ancak yaşadığı sakin şehirde, nüfus yirmi milyona dayandı da yatırımlara, hizmetlere doymayan bir cazibe merkezi oluştu. Sayısız kitaplar yazılıyor, araştırmaların haddi hesabı yok fakat şehrin verdiği ölümcül sinyaller pek dikkate alınmıyor ne yazık ki. Mesela şiddetli bir sağanakta suyla toprağın kavuşmasını engelleyen akıl almaz betonlaşma yüzünden felaketlerin eşiğinden dönüldü. 17 Ağustos 1999 depreminde bütün Marmara yara aldı ama İstanbul’un metropol nüfusuyla acıları nasıl da katlayacağını gördük hep birlikte. Deprem değil bina öldürür, gerçeğinde mutabık kalınmasına rağmen şehre beton tabutlar yığmayı sürdürüyoruz.

***

Sabiha Gökçen Havaalanından gelirken, özellikle sol tarafta Ataşehir’den başlayıp Göztepe’yi de içine alarak ilerleyen, kelime bulmakta zorluk çektiğimiz yapılaşma karşısında nutkumuzun tutulmaması mümkün değil. Tahsin Yücel’in 2073’de olabilecekleri hayal ederek kurguladığı ‘Gökdelen’ romanı sanki yıldırım hızıyla 2017 itibariyle gerçekleşmiş. Kibir, ele geçirme, rant, yokolan kuşların romanı. Henüz mekik adını verdiği tek kişilik uçaklarda gezen, artık topraktan bütünüyle kopmuş zenginler yaygın değil. Cumhurbaşkanı arada çıkıp isyan ediyor, dikey değil yatay bir yapılaşma önerip bu betonlaşmanın hayra alamet olmadığını vurguluyor ama nasıl oluyor da kimsenin umurunda değil, takan yok gençlerin söyleyişiyle. Bu izinleri veren kurumlar kişiler dışarıdan gelmiyor sır değil elbette.

Depremden, afet merkezlerinden söz eden bir yazıyı bu tarihte yazmam yadırganacaktır, çünkü 18 Ağustos günü gündemimizden çıkmaması gereken bir mesele toplanma alanları. Hiçbir konunun üzerinde kalıcı bir dikkat sağlayamadan geçip gidiyoruz başka vadilere. Madenlerin denetimindeki boşluklar, işini hakkıyla yapmayan iş güvenliği birimleri yüzünden yüzlerce işçimizi Soma’da kaybettik ve şu an denetimlerle koşulların iyileşmesiyle ilgili nasıl bir uygulama var takip edemiyoruz açıkçası. Çünkü işçilerin haklarını ihlal eden öyle çok iş sahası var ki. Ege’de sarsıntılar oldu ve deprem gerçeğiyle yüzleşmemiz güncellenir gibi oldu ama sağlam ve kararlılıkla işleyen planlardan söz edemiyoruz hâlâ.

1999 depreminin ardından İstanbul’da ‘Afet Acil Eylemi Planı’ çerçevesinde belirlenen 493 boş alandan geriye 77 adet toplanma alanı kaldığı iddiaları üzerinde önemle durulması gerekmez mi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Deprem ve Doğal Afet Komisyonu’nun olası İstanbul depremine yönelik hazırladığı raporda, İl Afet ve Acil Durum (AFAD) Müdürlüğü tarafından belirlenmiş 77 adet toplanma alanının bulunduğu ifade ediliyor. Bu sayısal düşüşün nedeni özel alanların imara açılması, kamu arazilerinin satılması, daha önce afet toplanma yeri olarak bilinen yerlerde şimdi AVM’lerin gökdelenlerin lüks konutların yükselmesi. Kimilerine göre İstanbul’un hali deprem açısından baktığımızda 1999’ dan daha kötü. Kentsel dönüşüm daha sağlıklı ve yönetmeliğe uygun konutlara geçme çabasıyken, artık şehrin bütün boşluklarını dolduran bir rant alanına dönüştü. Müteahhitlerin ve ev sahiplerinin akıl almaz hırsıyla üç beş kat evlerin yerinde onbeş yirmi kat binalar yükseliyor. Maalesef bu meselelerde eleştiri getiren insanlar da çıkarlar söz konusu olunca bunun dışında kalamıyor. Bostancı ve Suadiye başta, daha nice az da olsa bahçesi olan semt tanınmaz hale geldi.

***

Peki bir afet anında insanların toplanacağı, çadırların kurulacağı yerler bile birer birer kaybediliyorsa şehri nasıl bir felaket bekliyor acaba. Antik çağda ölülerin gömüldüğü geniş alanlardan oluşan Nekropolis’e dönüşmesin İstanbul. Toplanma alanlarının evimize yakın olması gerekirken hangimiz kolayca ulaşabileceğimiz, yapıların yüksekliğinin en az iki katı uzaklıkta bir boşluğun varlığından söz edebiliyoruz. Yenikapı gibi dolgu alanlarını hiç saymamak lazım, olası bir depremde denize göçeceklerini hissedebiliyor insan. Yapıların depreme dayanıklı olması kadar önemli bir konu afet alanları.

İstanbul örneklik açısından da merkez. İyilik de kötülük de buradan yayılıyor diğer şehirlerimize. Eski günlere özenmeyi pek sevmem açıkçası. Dikkatimizi kendi ellerimizle kuracağımız şehre, kardeşliğe, dayanışmaya, doğrulara birlikte doğru, eğrilere birlikte eğri diyeceğimiz kentliliğe vermek en güzeli.

KARAR

Bu haber 975 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
Kuraklığın lafı yetti gıda fiyatları artıyor
Hükümet, gıda fiyatlarını düşürmek için kırmızı et, hububat, bakliyat gibi birçok üründe gümrük vergilerini düşürdü. 2018'de beklenen kuraklık, ramazan ayının hasat öncesine denk gelmesi özellikle yılın ilk yarısında gıda fiyatlarının artıracak gibi.
Adı Resmi Gazete’de yayınlanmış ama kimsenin tanımadığı bir adamın hikayesi...
"Başına gelenlerle kimsenin ilgilenmediği, bu kadar kritik günlerden geçerken de mağduriyeti kimsenin umurunda olmayan bu ülkenin sıradan bir genç vatandaşı o. Adı Resmi Gazete’de çıkmış olmasına rağmen..."
ABD’nin YPG yatırımı ve Afrin denklemi
ABD’nin yeni adımı YPG’nin bir örgüt formatından çıkarılarak bir orduya dönüştürülmesi anlamına geliyor. Bu hamle birkaç katmanda Suriye’nin ve bölgenin geleceğini etkileyecek bir mahiyete sahip.
Mısır'daki siyasi idamları durdurmak için somut adımlar atabilmek
İhvan'ın tutuklu liderleri ve onların aileleri kendi sınavlarını başarıyla vermekteler. Ancak, hür dünyanın(!) yöneticileri, önderleri, aydınları, gazetecileri ve aktivistlerinin Mısır’daki idamlarla ilgili sınavlarını başarıyla verebildiğini söylemek mü
Ortadoğu yazarı: Biz muhalefetteyiz ama fikrimiz iktidarda
MHP'nin yayın organı Ortadoğu yazarı Yıldıray Çiçek "MHP bugün fikrinin iktidarını yaşamaktadır. Düşman cephesinin çıldırması da bu yüzdendir" dedi.
Bu hukuki ihtilafa bakacak bir merci yok
"Yerel mahkeme Anayasa Mahkemesi’ne “Görev gaspı yapıyorsun” derse, bu ihtilafa bakacak daha üst bir mahkeme yok! Çünkü Anayasa Mahkemesi’nin kararları “kesin ve bağlayıcı”dır. Aksi düşünülmediği için bir merci tayin edilmemiştir"
Adaletten sinyal bekleyenler...
"Eğer, bu konuda yeni bir içtihad ve kriter geliştirilmezse, müphemlik ortadan kaldırılmazsa “güçlü olanlar ya da güçlü tanıdıkları olanlar kurtuluyor” gibi şikayetler de bitmez."
Avrupa - Türkiye - Ortadoğu: Kim dönüşüyor, kim dönüştürüyor?
Mültecilerden radikalizme, başarısız devlet deneyimlerinden ekonomik darboğaza kadar Avrupa'nın komşu bölgelerinde yaşanan meseleler Avrupa'daki siyasal manzarayı dönüştürüyor, toplumsal kaygıları çok ciddi manada kaşıyor.
Bilmediğiniz şeyler var!
"Herhalde hiç kimse bize MHP ve Devlet Bahçeli’nin niyet konusunda ‘’Bilmediğiniz şeyler var’’ diyemez. Biz hem MHP’yi hem de Devlet Bahçeli’yi gayet iyi biliyoruz. Burada bilmediğimiz aslında AK Parti’nin ne istediğidir?"
Selvi: AİHM, Türkiye'yi Avrupa Konseyi'ne taşıyabilir
Selvi, AYM'nin tutuklu gazeteciler Şahin Alpay ve Mehmet Altan hakkında verdiği 'hak ihlali' kararının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nden (AİHM) de çıkabileceğini ve " AİHM’nin Türkiye’yi, Avrupa Konseyi’ne taşıması tehlikesinden söz ediliyor" dedi
ABD’nin Suveyş Krizi nerede ne zaman yaşanacak?
"Tarih, her imparatorluğa galip gelmiş bir “süper güçler” mezarlığıdır aynı zamanda. ABD’nin de yükselebileceği zirveyi gördüğünü ve fizik kanunun gazabına uğrayacağı konusunda şüphe yok. İngiltere’nin hangi dönemini yaşadığı da baktığınız yere göre deği
HDP'de 'Kürt mü olsun Türk mü?' tartışması ve Ahmet Türk
"HDP'deki Türk-Kürt krizine, işkencelerden geçmiş, Kürt toplumunun belirli bir kesiminin güvenini almış, bunun yanında soyadı Türk olan bir ismin çözüm olarak sunulması da ilginç."
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
Ehliyet sınavlarında 'tablet' dönemi başladı HDP'li Altan Tan hakkında 15 yıla kadar hapis istemi Hakkari'de kayak keyfi Kısmen buz tutan Gölcük Gölü havadan görüntülendi Kanal İstanbul'un güzergahı resmen belli oldu Emniyet Özel Harekat Daire Başkanlığı kaldırıldı Bozdağ'dan 'Mor Beyin' açıklaması Van Gölü için 100 milyon liralık arıtma tesisi YÖK'ten görevlendirmelere ilişkin yönetmelik değişikliği Posof'ta eğitime kar engeli
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası