• BIST
    109.156
  • Altın
    153,298
  • Dolar
    3,8173
  • Euro
    4,5053
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
15 gün süren sır sorgu
"Amerika ise Silo’ya en fazla ilgi gösteren ülke oldu. Doğrudan resmi kaynaklardan bir açıklama gelmedi. Ancak Amberin Zaman üzerinden ilginç veriler paylaşıldı."
05 Aralık 2017 / 11:42

Serbestiyet'ten Cengiz Kapmaz'ın, Türkiye'ye getirilerek sorguya alınan ve Anadolu Ajansı'na konuşan Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Sözcüsü Talal Silo'nun ifadelerini ve farklı çevrelerin yaklaşımlarını ele aldığı yazısı;

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Sözcüsü Talal Silo, 15 Kasım günü Cerablus’da Cerablus’da kendisine bağlı bir grup SDG savaşçısıyla birlikte saf değiştirerek Özgür Suriye Ordusu’na sığındı. Silo, MİT tarafından Türkiye’ye getirilerek sorguya alındı. 15 gün boyunca MİT’in özel olarak oluşturulan sorgu ekibi tarafından sorgulandı.

 

Silo’nun Türkiye’ye getirilmesine Kürt camiası ilginç tepkiler verdi. YPG, Silo’nun saygı duyulan bir komutan olduğunu, saflardan ayrıldığından haberdar olduklarını belirtti; ardından sessizliğe büründü. PKK’den konuya dair herhangi bir değerlendirme gelmedi. Barzani’ye yakın basın çevreleri, her zamanki klasik değerlendirmelerini yaptı: Silo MİT’in adamı.

 

Amerika ise Silo’ya en fazla ilgi gösteren ülke oldu. Doğrudan resmi kaynaklardan bir açıklama gelmedi. Ancak Amberin Zaman üzerinden ilginç veriler paylaşıldı. Amberin Zaman, Amerikan istihbarat servislerinin ve Pentagon’un sık sık bilgilendirdiği bir gazeteci. Peşpeşe attığı tweet’lerle Silo’nun Fırat Kalkanı’nda kalan ailesinin tehdit edilmesi suretiyle teslim alındığını ifade etti. Ankara’da, Zaman’a bilgi akışı sağlanmasının, Silo’nun vereceği bilgilerin doğruluk derecesini itibarsızlaştırma amaçlı olduğu değerlendiriliyor.

 

Silo kimin adamı?

Talal Silo MİT sorgusunun tamamlanmasından sonra Anadolu Ajansı’na da konuştu. Türk medyasının hak ettiği değeri vermediği röportajda Silo, Amerika ile PKK’nin Suriye’de gerçekleştirdiği işbirliğine ayna tutuyor; kamuoyunun merak ettiği pek çok konuya da şüpheye mahal bırakmayacak şekilde açıklık getiriyor.

 

Tam burada şu soru akla gelebilir: Biz Talal’a neden itibar edelim? İtibar edelim, çünkü Talal öyle sıradan biri değil. Üstelik, Barzani’ye yakın basın çevrelerinin yaptığı kara propagandanın aksine, MİT’in değil CIA’in adamı. Adamıydı. MİT’in Talal’ı CIA karargâhından çekip çıkarması, hangi açıdan bakılırsa bakılsın büyük bir istihbarat başarısı.

 

Silo’nun verdiği bilgilere bakıldığında şöyle bir tablo ortaya çıkıyor: Amerika, Suriye’de PKK-PYD-YPG-SDG koordinasyonuna dayalı, son derece işlevli bir mekanizma kurmuş. Mekanizmanın bütünsel adını da SDG koymuş. Böylece dış kamuoyuna “biz PKK ile değil SDG ile işbirliği yapıyoruz” diyebilmiş.

 

Ama arka planda PKK ile ilişki kurmuş ve geliştirmiş. Hattâ PKK’nin YPG-PYD-SDG üzerindeki hegemonyasına ses çıkarmadığı gibi, YPG-PYD-SDG üzerinde PKK hegemonyası kuran üst düzey örgüt yöneticilerine hayat güvencesi sağlamış. Nitekim ABD, YPG yöneticilerinden çok PKK yöneticileriyle mesai yapmış; işleri de YPG yetkilileri yerine PKK yöneticileri üzerinden halletmiş. Zaten pek çok görüşmede alınan kararlar da Kandil’e onaylatıldıktan sonra yürürlüğe konmuş. Ancak Amerika hiçbir zaman “ne işi var Kandil’in, Kandil ne karışıyor” dememiş. PKK ile SDG-ABD arasındaki ilişkileri, örgütsel hiyerarşiyi isim isim gözler önüne seren Silo’ya göre, SDG tamamen dışarıya karşı oynanan bir tiyatrodan ibaret.

 

Talal Silo Amerikalı yetkililerin YPG ile neler konuştuğunu da ilk kez açıklıyor. Bu konu Türkiye’de büyük merak konusuydu. Bilebildiğim kadarıyla Amerikalıların YPG’lilerle diyaloğuna dair ilk kez bu kadar veri kamuoyuna ulaşıyor.

 

Silo’ya göre, Amerika’nın amacı Suriye’nin kuzeyinde Akdeniz’le buluşacak bir kuşak oluşturmak. Proje, ABD’nin PKK’yi amaçları doğrultusunda yönlendirmesi için ortaya atılmış. Her defasında da “işte hedef, koş… az kaldı, ulaşacaksınız” oyununa dönüştürülmüş.

 

Nitekim Deyrizor’da da böyle olmuş. ABD “Deyrizor’u ele geçirirseniz Akdeniz’e açılma noktası olabilir” vaadinde bulunmuş. Bunun üzerine YPG, Deyrizor’u alma operasyonu başlatmış. Ancak Deyrizor’da amaca ulaşılmasına rağmen, Afrin konusunda hiçbir zaman kesin bir güvence verilmemiş.

 

Petrol ve PKK

Aslında Talal Silo’nun söyledikleri arasında bizi şaşırtacak yeni bir şey yok. Ancak ilk kez, sahada görev almış bir isim üzerinden çok net, çok somut bilgi ve veriler geliyor. Benim gelen bu bilgi ve veriler içinde en çok şaşırdığım, Amerika’nın PKK’ye Suriye’de petrol üzerinden inanılmaz bir ekonomik avantaj sunması.  

 

Silo’nun açıklamalarına göre, PKK 2012’de Rimeyland petrol kuyularını ele geçirdikten sonra IŞİD kontrolündeki bölgeler üzerinden petrol ihraç etti. Sonra bu petrol rejime satıldı. Tüm petrol işleri ve paralarını organize eden, Ali Şeyr isimli bir örgüt militanı. Sistem şöyle dönüyor: PKK, petrolden elde ettiği paraları Lübnan’da örgüt üyelerine ait hesaplara yatırıyor. Sonra bu paralar Avrupa’daki bankalara aktarılıyor. Silo, petrolde dönen paranın çok büyük olduğunu, her gün yüzlerce tankerin petrol satışı yaptığını söylüyor.

 

Silo’nun verdiği bilgilerden sonra, Amerika’nın PKK ile ilişkilerini inkâr etmesinin, biz PKK’ye değil SDG’ye destek sunuyoruz demesinin iler tutar bir yanı kalmadı. 

SERBESTİYET

Bu haber 580 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
Kudüs, İslam dünyası ve İstanbul zirvesi
İstanbul'da gerçekleştirilen İslam İşbirliği Teşkilatı Olağanüstü Liderler Zirvesi tarihi bir öneme sahipti. Teşkilatın kurulmasına zemin hazırlayan sebepler ve kendine biçtiği misyon, zirvede açık bir şekilde ortaya çıktı.
Çoklara galebe çalan yiğitler
Zafer Burakmak'ın yorumu;
AK Parti-MHP ittifakı, baraj ve sistemde son durum ne?
"Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde, Cumhurbaşkanı’nın partisinin Meclis’te mümkün olan en yüksek vekil sayısıyla çoğunluğu kazanması elzem görülüyor. Bu nedenle, barajın düşürülmesine sıcak bakılmıyor."
Kudüs üzerine
"Çünkü liderlerin diktatörlükleri önce halklarını, bu uğurda işledikleri günahlar ise sonraki süreçte kendilerini boğuyor. Bugün işlenen her suç, yarınlarını da ipotek altına alıyor.Ve bu hal devam ettikçe İsrail gibi rejimlerin adımları hızlanıyor, poli
Kürt tedirginliği sürdükçe
Türkiye, giderek Kürt kimliğini ‘yadırgayan’ bir siyasi tahayyül geliştirdiği ve bunu milliyetçi bir çerçeve içine oturtarak çatışmayı hedeflediği ölçüde, hem genelde Ortadoğu’da hem de ABD, Rusya ve İran karşısında kırılgan hale geldi.
Trump’ın Kudüs hamlesi uluslararası hukukun açık ihlalidir
ABD büyükelçiliğinin Kudüs'e taşınmasına ilişkin bu hamlenin “Filistin sorunu” açısından birçok anlamı ve sonucu olacaktır. İsrail-ABD penceresinden bakıldığında ise, bugün iki devletli çözüm olasılığı masadan kalkmış görünüyor.
Dünya tam olarak öyle bir yer değil
"Demek ki dünyada kimsenin elinde mutlak güç yok. Kimsenin elinde asla yanılmaz ve yenilmez planlar yok.... Bütün bunlar kıymetini bilenler için daha ümitvar bir dünya vaad ediyor."
Kudüs ve Derinleşen İşgale Karşı Safları Netleştirmek!
Eğer gerçekten de şu veya bu ülkenin, ordunun, süper devletin değil; Rabbul Alemin’in Kadir-i Mutlak olduğuna ve ondan başka da güç ve kudret sahibi bulunmadığına iman ediyorsak perspektifimiz, tutumumuz, kaygı ve özlemlerimiz bu inancımızı yansıtmalıdır.
Ali Abdullah Salih’in Öldürülmesi ve Husiler (1)
Site yazarlarımızdan Metin Aldemir, Yemen'deki gelişmeleri yazı dizisine konu aldı.
Yerlilerin Gözyaşları (Yerlilerin Yok Edilişinin Kısa Tarihi)
Site yazarlarımızdan Ömer Arslan, İspanya sömürge tarihindeki zulümleri konu alan "Yerlilerin Gözyaşları" kitabını değerlendirdi.
ABD budur
Bu, ABD’nin kararıdır. ABD budur. Ilımlısıyla ve ılımsızıyla…
Ambargoyu ‘delme’nin uzun hikayesi
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur, ABD'deki mahkemeye taşınan İran'a ambargoyu delme meselesini uzun bir yazı ile anlaşılır bir şekilde tüm boyutlarıyla ele almış.
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
HDP eski Sakarya il başkanına 3 yıl 9 ay hapis cezası Çavuşoğlu: Afrin'e istediğimiz zaman gireriz Türkiye'de 1,5 milyon güvenlik görevlisi var Bozkırda 'bal ormanları' kuruldu Bakanlıktan egzoz muayenesine sıkı takip Eğitime kar engeli 8 ilde naylon fatura operasyonu: 90 kişi hakkında gözaltı kararı Bolu Dağı'nda tırların geçişine izin verilmiyor Uygunsuz asansörlere ceza yağdı Aktif Bank'tan Rıza Sarraf Açıklaması
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası