• BIST
    116.531
  • Altın
    158,593
  • Dolar
    3,7404
  • Euro
    4,4932
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
14 Barodan ortak açıklama: Etkin bir soruşturma talep ediyoruz
Bölge illerinden 14 barodan gözaltında intihar ettiği iddia edilen Murat Araç’ın ölümüne ilişkin yazılı açıklama yapıldı.
19 Aralık 2017 / 23:05

14 Bölge barosundan yapılan ortak basın açıklaması şöyle;

BASINA VE KAMUOYUNA;

  ENDİŞELİYİZ ! ETKİN BİR SORUŞTURMA TALEP EDİYORUZ

           Murat ARAÇ isimli 19 yaşındaki Yurttaş , Antalya ilinde 15 Aralık günü sahte kimlik bulundurmaktan gözaltına alınmış olup  Gazipaşa İlçe Emniyet Müdürlüğün de gözaltında iken aynı gün içerisinde Emniyet Binasının 3. Katından atlayarak intihar ettiği açıklamasıyla olayın gerçekleştiği yakınlarına ifade edilmiştir.İlerleyen zamanlarda ‘Gözaltında şüpheli ölüm ‘ ifadeleri ile basına yansıyan vakıa ile ilgili detayların bazılarında, Avukatının emniyeti  aramasıyla öncelikle "böyle biri yok" denildiği, önceki gün ise kardeşini görmeye gelen ağabeyine "kardeşin intihar etti, morgda" denildiği, ağabey İlhan Araç, babasının kardeşiyle telefonda görüştüğünü, kardeşinin uzun bir aradan sonra babasıyla görüştüğüne sevindiğini, kardeşinin intihar girişiminde bulunma ihtimalinin mümkün olmadığını, sesinin de telefonda mutlu geldiğini, kardeşinin başına ne geldiyse emniyet binasında geldiği iddiasında bulunmuştur. Ayrıca, otopsinin ardından kardeşini gördüğünü söyleyen ağabey, yüzünde ve gözünde morluklar olduğunu ve vücudunun diğer kısmına bakamadığını söylemektedir. Kafasında 16 ile 17 dikiş bulunduğunu, bunun otopsiden mi yoksa başka bir şeyden mi kaynaklandığını bilmediğini ifade etmiştir.

                    En basit suç şüphesiyle gözaltına alınan kişilerin dahi kemerinden ayakkabı bağcığına kadar tüm eşyalarından arındırılarak kelepçelendiği, tüm emniyet birimlerinde yer alan ve şüpheli-avukat görüşmesinin dahi kayda alındığı kamera kayıtlarının varlığı dikkate alındığında, bu ölüm insan hakları savunucuları olan biz hukuk camiasında ortada ağır bir insan hakkı ihlali olduğu yönünde ciddi şüphe oluşmuştur. Bu nedenle “intihar iddiasına” konu olayın nasıl gerçekleştiği hakkında görevli ve yetkili kamu makamlarının toplumu aydınlatan ve tatmin edici bilgileri paylaşmak zorunluluğu bulunmaktadır. Vakıa olarak aydınlatılmayı bekleyen bu olay karşısında olayın hangi saikle meydana gelmiş olabileceği ile ilgili ihtimali değerlendirmeler kabul edilemez. Olayın ciddiyeti ve vahameti de bunu gerektirmektedir. Devlet, kontrolü altındaki, hukuken kendisine emanet edilen şüpheliyi, işlediği suç ne olursa olsun OHAL koşullarında bile olsa onun yaşamını ve vücut bütünlüğünü korumakla yükümlüdür. Devletin bu hakkı korumada pozitif ve negatif sorumlulukları vardır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararlarında Yaşam Hakkının korunması için Devletin alıkonulma yerlerinde tuttuğu kişilerin başta can güvenliği olmak üzere diğer haklarını koruyucu önlemleri alma sorumluluğu, verilen ihlal kararlarıyla ortaya konulmuştur. Bu temel hak OHAL koşullarında bile askıya alınamayacak mutlak bir korumaya sahiptir.  

                      Yaşam Hakkı başta Anayasa 17.maddesi ve AİHS 2.Maddesi olmak üzere Türkiye’nin taraf olduğu Uluslararası sözleşmelerle koruma altına alınmış en temel ve kutsal haktır. Anayasada yer aldığı üzere, “Herkes, yaşama, hakkına sahiptir. Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tâbi tutulamaz.”

                 Nitekim, “Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin, yaşam hakkını güvence altına alan ve ölüm cezası verilmesinin haklı olabileceği koşulları belirleyen 2. maddesi, Sözleşme’nin, askıya alınmasına izin verilmeyen en temel hükümleri arasında yer almaktadır... işkenkence ve insanlık dışı ve aşağılayıcı muamele veya cezayı yasaklayan 3. madde ile birlikte, Avrupa Konseyini oluşturan demokratik toplumların temel değerlerinden birini vurgulamaktadır.” (Makaratzis / Yunanistan, 20 Aralık 2004 tarihli Büyük Daire kararı, § 56).     Devletler, sadece kasten ve hukuka aykırı şekilde yaşama son vermekten kaçınmakla yetinmemeli; aynı zamanda özellikle kanun yaptırımı mekanizmasıyla desteklenen etkin ceza hukuku hükümlerini uygulamaya koymak suretiyle, kendi yargı yetkileri içerisindeki kişilerin yaşamlarını korumaya yönelik uygun adımlar atmalıdır (L.C.B. / Birleşik Krallık, 09.06.1998 tarihli karar; Osman / Birleşik Krallık, 28.10.1998 tarihli karar). Bir bireyin ölümünde Devletin doğudan herhangi bir sorumluluğunun olmaması 2. maddenin uygulanmasına istisna oluşturmaz (Angelova ve Iliev / Bulgaristan kararı )

                     Bu bağlamda devletin koruması altındaki alıkonulma yeri olan emniyet binasında meydana gelen  bu şüpheli ölümün etkin bir şekilde soruşturulmaması ve aynı şekilde yetkili makamların, başvuranın fiziksel zarar görmesini engellemeye yönelik olarak kendilerinden beklenebilecek tüm tedbirleri aldıklarını ispatlamaması halinde devlet, Yaşam Hakkının korunması için üstlendiği negatif ve pozitif yükümlülüğü kesin olarak ihlal etmiş olacaktır.

Bu bilgiler ışığında Bölge Baroları olarak;

1-Devletin en güvenli yeri olması gereken emniyet binasında gözaltındaki bir gencin ölümüyle ilgili ailesi tarafından dile getirilen vahim iddiaların etkin bir soruşturmayla aydınlatılması ve olayda sorumluluğu bulunanların tespitiyle cezalandırılması,

2-1990’lı yıllarda kaldığını düşündüğümüz gözaltı birimlerinde şüpheli ölümlere dönüş kapısını aralayacak uygulamaların önüne geçilmesi için yapılacak soruşturmanın cezasızlık politikasına yol açmamasını, en üst düzeyde bir hassasiyetle yürütülüp sonuçlandırılmasının önemini hatırlatmak istiyoruz.


3- Konu ile ilgili olarak TBMM  İnsan  Hakları Komisyonu Ve TİHEK’i Acilen  göreve davet ediyoruz.

4- Son olarak cenazenin Antalya’dan Şanlıurfa’nın Ceylanpınar İlçesine getirilmesi ve defni için cenaze nakil aracının dahi verilmemiş olmasını da gayri insani, toplumumuzun gelenek ve görenekleri ile örtüşmeyen son derece kutuplaştırıcı, ayrıştırıcı ve tehlikeli bulduğumuzu herkesten ama istisnasız herkesten bu tür yaklaşımlardan ve söylemlerden uzak, toplumun tüm kesimlerini yapıcı, onarıcı ve birleştirici bir tasarrufa ve dile davet ettiğimizi kamuoyu ile paylaşırız.

ADIYAMAN BAROSU                        AĞRI BAROSU                      BATMAN BAROSU

BİNGÖL BAROSU                       DİYARBAKIR BAROSU                DERSİM BAROSU 

HAKKARİ BAROSU                  KARS/ARDAHAN                        MARDİN BAROSU

                                                         BÖLGE BAROSU         

MUŞ BAROSU                         SİİRT BAROSU                       ŞANLIURFA BAROSU                    

 

ŞIRNAK BAROSU                    VAN BAROSU                      

Bu haber 1180 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Basın Açıklamaları Kategorideki Diğer Haberler
Açıklanan Asgari Ücret Adalete, Ahlaka ve Vicdana Aykırıdır!
"Türk-İş'in periyodik bir şekilde yaptığı ve kamuoyunca güvenirliliği sağlanmış olan araştırmanın da gösterdiği gibi yapılan asgari ücret zammı maalesef açlık sınırını dahi yakalayamamıştır."
Diyarbakır Özgür-Der: OHAL yasalarıyla siyaset yapmak yanlıştır
Özgür-Der Diyarbakır Şubesi, OHAL kapsamında hukuksuzluklar yaşandığını belirterek son KHK'lar ve yapılan eleştirilere verilen tepkiye değindi. "OHAL’in sağladığı dokunulmazlık zırhı kaldırılmalı, hak ihlaline yol açan sorumlular yargılanmalıdır." dend
“Müslümanlara yönelik yargısız infazlar devam ediyor”
İslami davadan yargılanan Müslümanlara yönelik uygulanan hukuk dışı uygulamalar yayımlanan yazılı bir açıklama ile kınandı.
Darbe girişimi öncesindeki bütün siyasi davalar şaibe altındadır
HAK İNİSİYATİFİ, FETÖ yapılanmasına yakın emniyet ve yargı mensuplarının gördüğü soruşturma ve davalarda hukuksuzluklar yaşandığını belirterek davaların yeniden görülmesi çağrısını yaptı.
Mustafa Sabri’den, Atıf Hoca’ya Değerlerimize Sahip Çıkılmalı!
Çorum Özgür-Der, yazılı bir basın açıklaması yaparak Kemalist çevrelerin baskı ve manipülasyonu sonucunda Mustafa Sabri Efendi adını taşıyan bir okulun isminin değiştirilmesine tepki gösterdi.
"24 Kasım’ı Hiç Kutlamadık, Kutlamayacağız!"
12 Eylül cuntası tarafından 1981’de 24 Kasım’ın ‘Öğretmenler Günü’ olarak ilan edildiğini biliyoruz. Cuntacılar bu vesileyle Latin Alfabesinin kabulünü ‘Öğretmenler Günü’ adı altında tüm yurtta kutlamışlar ve kutlattırmışlardır.
Özgür-Der’den Mustafa Armağan Hakkında Açıklama
Özgür-Der yazılı bir basın açıklaması yaparak Derin Tarih dergisinde Mustafa Kemal ile ilgili yer verdiği belgelerden ötürü Mustafa Armağan’ın cezalandırılmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Bozkurt İşareti Yapan Ücretli Öğretmen Hakkında Cevap Bekleyen Sorular!
Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Diyarbakır İl Başkanı Yunus Memiş'ten bozkurt işareti yapan ücretli öğretmen hakkında kimi sorular sordu ve kamuoyunun aydınlatılması gerektiğini belirtti.
Çatışmasızlık Yalanı İle İdlib’te Siviller Katlediliyor!
"Düne kadar dünya mazlumlarının sesi olduğunu ve politikalarında insani diplomasiyi öne çıkaracağını söyleyen ve bu doğrultuda yürüyen Türkiye’ye ne oldu da yanı başında yaşanan bu katliamlara artık ses çıkarmıyor!"
Mağduriyet Oluşturan Uygulamalardan Vazgeçilmelidir!
Özgür Eğitim-Sen, yaptığı yazılı açıklama ile bölgeden yaklaşık bin öğretmenin sürgün edilme kararına tepki gösterdi. Eşlerin farklı şehirlere sürgün edilmesinin aile yapısını dağıttığına dikkat çekilen açıklamada mağduriyetlere yol açılmaması çağrısında
STK'lardan öğretmen sürgünlerine tepki
Bölge illerinden yaklaşık 1000 öğretmenin sürgün edilme kararına ilişkin Diyarbakır Barosu, Hak İnsiyatifi, TİHV, Diyarbakır Tabip Odası, Diyarbakır Mali Müşavirler Odası ve İHD ortak bir basın açıklaması yaparak sürgün kararının durdurulmasını talep etti
Özgür-Der: Sürgün cezası hak ihlali değil midir?
Özgür-Der Diyarbakır Şubesi, başta Diyarbakır olmak üzere bölge illerindeki öğretmen sürgünlerine ilişkin basın açıklaması yaptı. Açıklamada sürgün cezasının aileleri de mağdur ettiği belirtilirken, soruşturmaların bile tamamlanmadığına dikkat çekildi.
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
Kısmen buz tutan Gölcük Gölü havadan görüntülendi Kanal İstanbul'un güzergahı resmen belli oldu Emniyet Özel Harekat Daire Başkanlığı kaldırıldı Bozdağ'dan 'Mor Beyin' açıklaması Van Gölü için 100 milyon liralık arıtma tesisi YÖK'ten görevlendirmelere ilişkin yönetmelik değişikliği Posof'ta eğitime kar engeli THY 2017'de 68,6 milyon yolcu taşıdı PTT'ye bin 750 personel alımında süreç başladı Türkiye'de serbest kılınan nitratlı gübrelere bölgede yasak sürüyor
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası